1. Haberler
  2. Sanattan
  3. Moğolların Vand’daki Yazlık Sarayının Gün Yüzüne Çıkarılmasına Yönelik Kazılarla Tarih Yeniden Doğuyor

Moğolların Vand’daki Yazlık Sarayının Gün Yüzüne Çıkarılmasına Yönelik Kazılarla Tarih Yeniden Doğuyor

featured

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türkiyat Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Moğolistan Devlet Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü çalışanları, geçmiş yıllarda Çaldıran Ovası’nda yürütülen yüzey araştırmaları sırasında Hülagü Han’ın yazlık saray ve şehir kalıntılarına erişti. Bu yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü nezaretinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, yalnızca saray değil, bir yerleşim alanının da varlığını işaret ediyor.

Kazı ekibi, Moğolistan’da daha önce sergiledikleri figürlü çatı kiremitleriyle birlikte pek çok seramik parçasını bölgeye özgü olarak ortaya çıkarmış bulunuyor. Yapılan çalışmalar, 18 kişilik uzman kadronun uzun soluklu bir süreç içinde yazlık saray ve şehir kalıntılarını gün yüzüne çıkarmayı hedeflediğini gösteriyor. Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh Ukhnaa’nın Van ziyaretinde yerinde incelediği kalıntılar, her iki ülkede de heyecan yarattı.

“ASLINDA BİR ŞEHİR, BİR YERLEŞİM YERİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ” ifadelerini paylaşan kazı koordinatörü Prof. Dr. Şaban Doğan, bölgede yalnızca saray kalıntısının değil, bütün bir yerleşim izlerinin bulunduğunu vurguladı. Hülagü Han’ın buraya bir saray inşa ettiği bilgisi tarih kaynaklarında mevcut olsa da şimdiye dek somut kanıt elde edilememişti. Doğan, araştırmaların onları bu yöne sürüklediğini, literatürdeki verilerle sahada karşılaşılan buluntuların bir araya gelmesiyle yeni bir tablo oluştuğunu belirtti. 2022’deki çalışmalarda karşılaşılan olağanüstü manzaranın kendilerini buraya yönlendirdiğini ifade eden Doğan, burada sadece saray değil, pek çok yapı kalıntısının da bulunduğunu açıkladı.

“BURASI ÇOK KIYMETLİ VERİLER SUNACAK” şeklindeki sözleriyle, Doğan uzun soluklu çalışmaların gerekliliğine işaret etti. Yerleşim yerinin kapsamlı bir analiz gerektirdiğini söyleyen Doğan, projenin iki ülkenin cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarının desteğiyle yürütüldüğünü belirtti. Türkiye’de İlhanlı döneminden kalma mimarinin örneklerinin kısıtlı olduğunu ifade eden Doğan, bu bölgenin bozkır şehir yapısını yansıtan önemli bir referans olacağını vurguladı. Moğolistan’da da benzer çalışmaların sürdüğünü ve karşılaştırmalı bulguların zenginleştiğini sözlerine ekledi.

“İKİ ÜLKE ARASINDAKİ KÜLTÜREL KÖPRÜYE ÖNEMLİ BİR TUĞLA OLACAK” görüşünü paylaşan Moğolistan İstanbul Başkonsolosu Ankhbayar Danuu ise, Hülagü Han’ın 1259’da İran–Suriye harekâtları süreciyle bağlantılı olarak bu bölgede yazlık bir imar faaliyetine giriştiğini kaydetti. Danuu, bölgenin jeopolitik önemine dikkat çekerek Suriye seferleri arasındaki süreçte burada toplanan güçlerin ve kurultayların varlığını işaret etti. Moğolistan ile Türkiye’nin kardeşlik ve akrabalık bağlarını hatırlatan diplomat, bölgenin Moğolistan benzeri coğrafyasıyla bir araya gelen bozkır izlerinin önemine vurgu yaptı. Bu noktada, iki ülke arasındaki kültürel köprüler için yeni bir odak noktası olarak Çaldıran’ın potansiyelini vurguladı.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin