1. Haberler
  2. Sanattan
  3. Cermodern’de Zamanın Eşiğinde: Şeniz Aksoy ile Uzaklaşan Gelecek, Hatırlanan Manzaralar

Cermodern’de Zamanın Eşiğinde: Şeniz Aksoy ile Uzaklaşan Gelecek, Hatırlanan Manzaralar

featured

Bu sergi, 15. yılın ezberlerini yıkıyor; yalnızca bir sanatçının yolculuğu değil, benim bakış açımla zamanı ölçen bir deneme olarak da okunabilir. Şeniz Aksoy’un tuvalinde manzara, tekil bir görüntüden çıkıp hafıza katmanlarını açan bir mekâna dönüşüyor; Etel Adnan’ın sözünü hatırlatır gibi, resmin gerçek mekânı hafızanın mekânıdır dercesine genişleyen bir alana yöneliyoruz.

Cermodern’de Zamanın Eşiğinde: Şeniz Aksoy ile Uzaklaşan Gelecek, Hatırlanan Manzaralar

Aksoy’un fırçası, doğa ile teknolojinin, figür ile soyutun, hız ile bekleyişin birbirine değdiği bir ara bölgeyi dolaşıyor. Bu ara bölgede biz de duruyoruz: henüz yaşamamış bir anıyı hatırlayacakmışçasına, henüz veda etmeden duyarcasına. AKSOY’UN MANZARASI: RÜZGÂR, HIZ VE GERİYE KALAN İZ Bu serginin duygusu, oluş halinin resme dönüştürülmüş ifadesi olarak betimlenebilir. Fırça, bir sonuca değil, süreye işaret ediyor; geniş sürüşler, kıvrımlı yaylar ve aniden kesilen ritimler tuvalleri adeta jeolojik tabakalar gibi üst üste bir araya getiriyor. Bazen kırmızı bir şerit her şeyi yarıp geçiyor; bazen koyu kobalt ufku ağırlaştırıyor. Bu dil, sadece doğa olaylarını değil, çağın hızını da resme davet ediyor; futurizmin gölgesini taşısa da asıl dert, hızın imgelerle nasıl okunacağıyla ilgili.

Cermodern’de Zamanın Eşiğinde: Şeniz Aksoy ile Uzaklaşan Gelecek, Hatırlanan Manzaralar

DOĞU İLE BATI’NIN KESİŞİMİ Manzara geleneğine iki yönlü bakış, Doğu’nun içe dönük düşünce alanı ile Batı’nın dışa doğru genişleyen perspektifinin buluşmasıyla belirginleşiyor. Girdaplar, bulut sökükleri ve yer kabuğunu anımsatan kırık çizgilerle birlikte, mimari hatırlatmalar, pistleri anımsatan şeritler ve uçuş rotaları bir araya geliyor. Tüm bu katmanlar, tek bir yoruma zorunlu kılmıyor; aksine okumayı reddederek seyretmeyi ön plana çıkarıyor. Seyretmek, burada düşünmenin bir türü olarak karşımıza çıkıyor.

TEKNOLOJİK İMGELER, VEDA İŞARETLERİ Serginin akışında yer alan bir gelişme, uçan nesnelerin imgeli sahneleri. Bir zamanlar uçak–araba–uzay aracı olarak tasvir edilen imge, Aksoy’da vedanın metaforuna dönüştü; aerodinamik ile fantezi arasındaki sınırlar kayboluyor. Bazen pistin kenarında beliren tek figür, bazen şeritleri yarıp geçen bir gölge; hepsi geleceğin geriye yazıldığı o bükülmüş zamanın işaretleri. Bu sergi, sadece bir sanatçının yolculuğunu anlatmıyor; aynı zamanda benim bakışımla zamanı ölçen bir denemenin de kapsamını ortaya koyuyor.

BİR RESME YAKIN BAKIŞ: “KIRMIZI HAT, MAVİ GİRDAP” Sergide öne çıkan büyük tuvallerden birine odaklandığım an, beyaz zemin üzerinde lacivert tonların ve grafit dokuların birleşimini görüyorum. Kompozisyonun nabzını tutan kırmızı bir şerit var; bu kırmızı, yön belirleyen bir işaret gibi izleyicinin gözünü takip ediyor. Etrafında dönüp duran mavi girdaplar, adeta ses dalgaları gibi; geçmişte kalmış bir olayı kayda geçirir, kulakta çınlayarak bugünle bağ kurar. Fırça darbeleri hızlı ama kontrollü; yönü açıkça tarif eder. Sağdan sola uzanan koyu bantlar, altındaki gri–siyah katmanlarla kuvvetli bir yapıyı oluşturur. Bu tablo sadece yüzeyden ibaret değildir; yüzeyin altındaki yer kabuğu, çatlaklardan yükselen bir sızı ile kendini hissettirir. Uzun bakışlar, iki ana duyguye odaklanır: Yön duygusu ve direnç. Gelecek, farklı olasılıklarla görünürken geçmiş, değişen bir anlatı olarak karşımıza çıkar. Bu resimler, ikisini aynı anda taşıyan bir köprüdür.

SEYİRCİNİN KONUMU: İÇERDEN Mİ, YUKARIDAN MI? Aksoy’un işlerinde bakış açısından hareket eden bir çekim vardır: Bazen drone benzeri bir yukarıdan bakış, bazen pist kenarındaki figürün yer aldığı an. Bu değişkenlik, günümüzün görsel akışlarıyla paralellik gösterir; ekran, video ve haber akışlarının oluşturduğu aralıklı durumu resmin yavaş zamanıyla dengeler. Resimler, bu “art arda” hissini yakalarken bile sürekliliği korur.

NEDEN ŞİMDİ? CerModern’in 15. yılına denk gelen bu sergi, ekolojik tartışmalarla teknolojik hızın nefesi ve bireysel yasın görünmez titreşimini aynı düzleme taşıyor. Manzara, romantik bir doğa tasvirinden çıkıp, ortak kader alanımızı kuran bir anlatıya dönüşüyor. Gelecek burada uzaklaşmaz; hatırlanan manzara, bizi ona yaklaştırır. Çünkü hatırlamak, geçmişe bakmaktan çok geleceğe yazmaktır. Çıkışta aklımda kalan şu cümle belirginleşir: Aksoy’un resimleri, dünyayı taşımakla kalmaz; dünyayı taşıma biçimidir. Rüzgârın yönü değiştikçe fırçanın da yönü değişir; bizler bu değişimin içinde, hatırlamanın geleceğe bakan yüzünü deneyimleriz. Serginin kapanış tarihi, 26 Ekim 2025’e kadar her gün Cermodern’de izlenebilir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin