Macar romancı ve senarist László Krasznahorkai, 71 yaşında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Böylece edebiyat dünyasının en prestijli onuru, uzun ve yoğun anlatılarıyla tanınan bir yazar için bir kez daha taçlandırılmış oldu. Nobel’in tarihine kısa bir bakış, 1901’den günümüze kadar toplam 121 kişi ve 117 ödüle işaret eder; oyun yazarı, düşünür, şair ve tarihçileri de kapsayan geniş bir yelpazeyi temsil eder. 2016’da Bob Dylan’ın ödülüyle müzik ve şarkı sözlerinin edebiyat kapsamına dahil edilmesi, ödülün sınırlarını bir kez daha genişletmişti. Ödül, İsveç Akademisi tarafından sahiplerine 11 milyon İsveç kronu ile takdim ediliyor.
Geçen yılın kazananı olarak Güney Koreli yazar Han Kang, Vejetaryen ile Beyaz Kitap ve Veda Etmiyorum gibi eserlerle Türkçe okurlara da ulaşan bir sesi temsil etti. Han Kang, kadın deneyimini merkeze alan üretimleriyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ilk Güney Koreli kadın oldu ve bu durum edebiyatta cinsiyet temsilleri açısından kayda değer bir dönüm noktası olarak kayda geçti.
László Krasznahorkai kimdir? Kyunu ve doğumu 5 Ocak 1954’te Macaristan’ın Gyula kentinde olan Krasznahorkai, hukuk eğitiminin ardından edebiyata yöneldi. Uzun ve yoğun cümleler kuran, karamsar ve melankolik tonlar taşıyan romanlarıyla öne çıkan yazar; Sátántangó (Şeytan Tangosu) ve Az ellenállás melankóliája (Direnişin Melankolisi), War & War gibi eserlerle adını uluslararası platformlarda duyurdu. Bu kitaplar, bazıları yönetmen Béla Tarr tarafından sinemaya uyarlanmıştır. 2015 yılında Man Booker International Ödülü’nü kazanması, küresel ölçekteki takdirinin bir göstergesidir. Ayrıca Krasznahorkai’nin kişisel yaşamı, uzun süreli Berlin gibi metropollerdeki yaşamdan uzaklaşıp doğal güzellikler ve sessizlik arayışını benimsemiş durumda; çoğu zaman Macaristan’da inziva bir mekanda yaşamaya yöneldiği bilinmektedir.