Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları uzmanı Dr. Ahmet Suat Demir, obezitenin küresel düzeyde artan bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayarak, bu durumun bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtti. Dünya genelinde ve ülke nüfusunda obezite oranlarının yüksek olması nedeniyle zayıflama yöntemlerinin dikkatli ve hekim kontrolünde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Kişiye özel tedavi rejimi gerekliliği konusunda açıklama yapan Dr. Demir, obezitenin yalnızca fazla kiloyla ilgili olmadığını; diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar gibi komplikasyonlara yol açabileceğini hatırlattı. Tedavinin başlangıcında diyet, egzersiz ve davranış değişiklikleriyle birlikte hasta için uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda girişimsel işlemler ve farmakolojik ilaçlar dahil olmak üzere çeşitli seçeneklerin mevcut olduğunu vurguladı.
Zayıflama iğnelerinin kullanımında dikkat edilmesi gerekenler arasında, güvenli ve etkili bir tedavi için mutlaka uzman hekim gözetiminde hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Demir, sürecin 3 ay gibi bir süreci kapsayabilecek şekilde izlenmesi gerektiğini belirtti. Başlangıçta düşük dozlar uygulanıp kişiye özel doz ayarlamaları yapılıyor. En az %5 kilo kaybı ve belirli bir süre sürdürülmesi, tedavinin başarısı açısından önem taşıyor. Ayrıca pankreatit geçmişi, pankreas veya tiroit kanseri öyküsü veya MEN-2 sendromu gibi durumlar mevcutsa bu ilaçların kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Yan etkiler ve yaşam tarzı uyumu konusunda da bilgi veren Demir, bu tür ilaçların Safra kesesi taşına neden olabileceğini, bulantı, gaz, şişkinlik ve kusma gibi yan etkilerin görülebileceğini belirtti. Yan etkilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürücü olmaması halinde tedaviye devam edilebileceğini ifade etti. Aynı dönemde su tüketiminin artırılması, dengeli bir diyet ve uygun egzersizin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Tokluk mesajı veren bu ilaçların her yaş grubu için uygun olmadığını ifade eden Demir, bazı moleküllerin FDA onaylı olması nedeniyle 12 yaşını aşanlarda kullanımına izin verdiğini, Türkiye’de ise bazı iğnelerin 18 yaş altı için uygun olmadığını belirtti. Bu ilaçlar cilt altına uygulanırken insülin değildir; merkezi sinir sistemini etkileyerek tokluk hissi yaratır ve mide boşaltımını geciktirir. Glukoz bağımlı insülin salınımını artırıp glukagon salınımını baskılama yoluyla açlık hissini azaltmaya yardımcı olurlar. Her tedavi gibi bu ilaçların da yan etkileri olabileceğinden, kişinin durumuna uygun olanı bir hekim tarafından seçilmesi en güvenli yol olarak görüldü.