1. Haberler
  2. Sağlıktan
  3. Uzmanlar Uyarıyor: Dijital Bağımlılık Halk Sağlığı Sorununa Dönüşüyor – Giriş İçin Etkili ve Kendine Özgün Bir Başlık

Uzmanlar Uyarıyor: Dijital Bağımlılık Halk Sağlığı Sorununa Dönüşüyor – Giriş İçin Etkili ve Kendine Özgün Bir Başlık

featured

Türkiye’deki aktif internet kullanıcısı sayısı 77,3 milyona ulaştı ve internetin günlük yaşantıya yaygın biçimde entegre olduğu belirtiliyor. 2025 itibarıyla sosyal medya kullanıcıları da yaklaşık 60 milyona yaklaştı. Dijital yoğunluk artarken, uzmanlar bu yoğunluğun bağımlılığa dönüşmemesi için dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, akşam saatlerinde telefona bağlı kalmanın özellikle yatakta uyku kalitesini düşürdüğünü belirtiyor. Ekran başında uzun süre kalmanın zararlarını şu sözlerle özetledi: dört saatten fazla süreyle sosyal medya ve ekran kullanımı sağlık açısından riskli; bu nedenle sosyal medya mola verilmesi, masa başında kısa aralar ve uyku öncesi en az 30 dakika ekranlardan uzak durulması gerekiyor. Özellikle gençler ve çalışanlar için bu bilinçlenmenin hayati öneme sahip olduğuna değindi.

Prof. Dr. Kılınç, uzun ekran süresinin yalnızca ruhsal değil fiziksel sorunları da tetiklediğini söyledi. Uykunun kalitesinin düşmesi, kalp-damar sağlığına olumsuz yansır; hareketsizlik ise obezite, damar sertliği ve nadir de olsa akciğer pıhtılaşması risklerini artırabilir. Ayrıca uzun süreli ekrana maruz kalmanın kas-iskelet sistemi üzerinde de ağırlık yarattığını, yanlış oturuşun skolyoz ve bilek sinir sıkışmalarına yol açabildiğini vurguladı.

Puanları olan bir diğer bakış ise sosyal medyanın depresyon ve kaygıyla ilişkisini ele alıyor. PUAM (Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi) Uzman Klinik Psikoloğu Pınar Aytaçlar, pek çok çalışma sonucunda sosyal medya bağımlılığının depresyon ve kaygı düzeyleriyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Yani yoğun kullanım, bu duygusal durumları tetikleyebiliyor ve bazı kişilerde “bir şeyleri kaçırma korkusu” nedeniyle sürekli telefonlarına yönelme eğilimi artış gösterebiliyor. Kadınlarda ise sosyal bağlantı ve aidiyet ihtiyacı, kolektivist kültürlerde ise grupla bütünleşme arzusu bu bağımlılığı daha da güçlendirebiliyor. Erkeklerde ise rekabet ve oyun odaklı etkileşimler daha ilgi çekici hale gelebiliyor.

İçsel tatmin arayışı olarak da görülebilecek bu davranış, olumsuz duygulardan kaçınmak veya yalnızlık hissini bastırmak amacıyla tetiklenebiliyor. Aytaçlar, dopamin salınımını tetikleyen kısa süreli bir “iyi hissetme” duygusunun ortaya çıkabildiğini belirtiyor. Uzun vadede ise bu durum, gerçek ilişkilerden uzaklaşma, duygusal dengenin bozulması ve uyku düzensizlikleriyle ilişkilendiriliyor. Bağımlılıkla mücadelede farkındalık egzersizleri ve terapi yöntemlerinin etkili olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte, yemeğin tadını ve kokusuna odaklanmak gibi günlük etkinliklere yönelmek, bağımlılıkla başa çıkmada destekleyici bir adım olarak öne çıkıyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin