1. Haberler
  2. Sağlıktan
  3. Sağlık Sisteminin Görmediği Yüzler: Refakatçiler ve Sessiz Fedakarlık

Sağlık Sisteminin Görmediği Yüzler: Refakatçiler ve Sessiz Fedakarlık

featured

Refakatçiliğin bireyin günlük yaşantısını sarsan ve yoğun duygusal yük getiren bir süreç olduğunu belirten Doç. Dr. İrem Ekmekçi, klinik gözlemlerinde sık karşılaşılan temel tepkileri şu şekilde özetledi: kaygı, çaresizlik, suçluluk duygusu, öfke ve tükenmişlik hissi. Ancak bazı bireyler bu süreci, aile bağlarını güçlendiren ve dayanışmayı artıran bir deneyim olarak da yaşayabiliyorlar.

Stres Bozukluğu Geliştirme Riski Yüksek

Hasta yakını olmanın beraberinde getirdiği stres, kaygı ve tükenmişlik belirtileriyle kendini gösterebiliyor. Sık görülen belirtiler arasında sürekli yorgunluk, uyku ve iştah düzensizlikleri, dikkat sorunları, huzursuzluk, sosyal geri çekilme ve umutsuzluk yer alıyor; bunlar, tükenmişlik ve depresyon haberci olabilir. Özellikle yoğun bakım gibi yaşamla ölüm arasındaki belirsiz süreçlerde travma sonrası stres bozukluğu riski de artıyor; ani krizler ve uzun süreli belirsizlik bu travmatik deneyime dönüşebiliyor.

Ruhsal Yükü Artıran Şartlar

Refakatçiler, hastane ortamında uyku yetersizliği, hijyen sorunları, beslenme düzensizlikleri ve hasta hakkında yeterli bilgiye erişimde güçlük yaşayabiliyorlar. Bu koşullar ruhsal yükü artırarak uyum sürecini zorlaştırıyor. Bu bağlamda krize müdahale, psikoeğitim ve danışmanlık gibi desteklerle refakatçilere yardımcı olmak üzere Konsültasyon-liyezon psikiyatrisi (KLP) devreye giriyor. KLP, tıp ve psikiyatri arasında bir köprü kurarak hem hasta hem de hasta yakını için ruhsal ihtiyaçları ele almayı amaçlayan bir alt disiplin olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’de Erişimin Sınırlı Olması

Ekmekçi, Türkiye’de KLP birimlerinin geniş ölçekte yaygınlaşmaması nedeniyle bu hizmetlere erişimin sınırlı olduğuna işaret ediyor. Refakatçıların sistematik biçimde psikiyatrik değerlendirmeye yönlendirilmesi, sağlık hizmetlerinde önemli bir eksiklik olarak görülüyor. Ayrıca refakatçilik rolünün toplumda genellikle kadınlar üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken Ekmekçi, bakım sorumluluğunun kültürel olarak belirgin derecede kadınlarda görüldüğünü ve tükenmişlik, iş-yaşam dengesi sorunları ile ekonomik kayıpların bu yüzden daha görünür hale geldiğini ifade ediyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin