Kış aylarının getirdiği soğuklar ve alerjik etkiler, öksürük vakalarını da beraberinde artırıyor. Uzmanlar, öksürüğün kendisinin bir hastalık olmadığını, aslında vücudun bir savunma tepkisi olduğunu vurguluyor. Doğru anlamak ve tedavi etmek için önce kökenine odaklanmak gerekiyor. Semptom olarak ortaya çıkan öksürük, yaşam kalitesini düşürmemesi için nedeninin belirlenmesiyle birlikte ele alınmalı.
En yaygın neden ise alerji olarak öne çıkıyor. Özellikle mevsim değişikliklerinde ve gripli enfeksiyonların sık görüldüğü dönemlerde, alerjik bünyelerde öksürük daha sık ve uzun sürebiliyor. Geniz akıntısı bu tabloda en önemli tetikleyici olarak görülüyor. Uygun alerji ilaçları düzenli kullanıldığında geniz akıntısı azalır ve öksürük büyük ölçüde hafifler.
Alt solunum yollarındaki enfeksiyonlar ise öksürüklere iltihap ve balgamın eşlik ettiği bir tabloyla ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda öncelikle enfeksiyonun tedavisi ön planda tutulur. Antibiyotikler ve benzeri tedavilerle altta yatan sorun çözüldükten sonra, hastanın yaşam kalitesini artırmak amacıyla öksürük şurupları destekleyici olarak reçete edilir.