1. Haberler
  2. Sağlıktan
  3. Kışın Solunum Yolu Hastalıkları Artıyor: Uzmanlardan Ev İçi Hava Kalitesi Uyarısı

Kışın Solunum Yolu Hastalıkları Artıyor: Uzmanlardan Ev İçi Hava Kalitesi Uyarısı

featured

Sıcaklıkların düşmesiyle beraber ısınma ihtiyacı günlük yaşamın temel parçalarından biri haline geliyor. Ancak bazı kalorifer ve sobaların temizliğinin ihmal edilmesi, görünmeyen fakat ciddi sağlık risklerini doğurabilir. Uzmanlar, sobadan yayılan karbonmonoksit ile yanmış partiküllerin ev içi hava kalitesini olumsuz etkilediğini ve bu durumun solunum yolu hastalıklarını tetikleyebileceğini ifade ediyor.

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen, soğuk havanın çoğunlukla kuru olduğunu ve bu durumun solunum yollarındaki doğal nemi azaltarak tahrişe yol açtığını belirtiyor. Soğuk ve kuru hava, hava yollarında daralmaya neden olabilir; bu durum astım ve KOAH hastalarında nefes darlığı ile öksürük nöbetlerini tetikleyebilir. Ayrıca uzun süreli soğuk havaya maruz kalmanın savunma mekanizmalarını zayıflattığı ve grip ile zatürree riskini artırdığı ifade ediliyor.

‘HÜCRE HASARINA NEDEN OLUR’ Isınmak için kullanılan soba ve şöminelerin bulunduğu evlerde karbonmonoksit ve is/curumun artış gösterebileceğini anlatan Demirdöğen, karbonmonoksitin oksijen taşıma kapasitesini bozarak hayati tehlike oluşturabileceğini; partiküllerin ise akciğerlere nüfuz ederek iltihap ve hücre hasarına yol açtığını vurguluyor. Nemli ve ısınmayan evlerde küf mantarlarının çoğalmasının da alerjik reaksiyonlar ve astım krizlerini tetiklediğini belirtiyor.

Soğuk havalarda tüylerin birleşimi yavaşlayıp mikropları tutma kapasitesinin azaldığını ifade eden Demirdöğen, kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin grip, nezle ve Covid-19’un daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabileceğini söylüyor. Sobadan kaynaklanan hava kirliliğinin yanında, kalorifer petekleri ve klima filtrelerinin düzenli temizlenmemesi de ev içindeki riskleri artırıyor. Birikecek toz, polen, küf ve mikroplar, cihazlar çalıştığında havaya karışarak astım ve alerjik rinit atağına yol açabiliyor; bu da göz, burun ve boğazda tahrişe neden oluyor.

Karbonmonoksit renksiz ve kokusuz olduğundan fark edilmesi güç olabilir. Gazın kana oksijenden daha kuvvetli bağlanması, ciddi oksijen yetersizliğine yol açabilir. Belirtiler arasında baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, göğüs ağrısı ve nefes darlığı bulunur; böyle bir durumda temiz hava almak ve acil durumda 112’yi aramak gereklidir. Sobalı ortamlarda bu belirtiler görüldüğünde hemen dışarı çıkmak önemlidir.

Günlük yaşantıda kış aylarında iç mekân hava kalitesini korumak üzere günde birkaç kez kısa süreli havalandırma önerilir. Oturma odasında ideal sıcaklık aralığı 21–23°C olarak belirtiliyor ve nemin dengeli tutulması tavsiye ediliyor. Bacaların ve ısıtıcıların düzenli bakımıyla beraber sigara, mum ve tütsü kullanımından kaçınılmalı; filtrelerin temizliği ihmal edilmemeli. Doğal temizlik ürünlerinin tercih edilmesi de hava kalitesini olumlu yönde etkileyebilecek önemli bir adımdır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin