İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gaz kaçağı şüphesiyle turuncu alarm verilmesi sonrası ameliyatlar durduruldu ve güvenlik nedeniyle hastalar ile sağlık çalışanları tahliye edildi. Olayla ilgili olarak Genel Sağlık-İş Başkanı Dr. Derya Uğur, hasta ve çalışan güvenliğinin önemine vurgu yaparak “Hastaların ve sağlık emekçilerinin hayatı bu kadar önemsiz midir? Olay az hasarla atlatılmış olabilir; fakat anlık kararlar ve hızlı tedbirler kaçınılmazdı” ifadesinde bulundu.
AFAD’ın yaptığı ölçümde gaz türünün tespit edilemediğini belirten Uğur, ölçüm cihazının o sırada arızalı olduğunu ve ortamda hangi gazın bulunduğunu kesin olarak söyleyemediğini kaydetti. Bu süreçte hastanede güvenlik protokollerinin tam olarak uygulanmadığı eleştirileri dile getirildi; özellikle iş sağlığı ve güvenliği uzmanı sayısının olması gerekirken, mevcut durumda yalnızca iki kişinin bulunduğu ifade edildi. Yaşanan ihmalin mağduriyetlere yol açabileceğine dikkat çekildi.

“HASTALARA, ÇALIŞANLARA NE OLACIĞI HALA BİLİNMEMEKTEDİR” Bantlı yangın merdivenlerinin kapıları açık, yıkık merdivenler kullanılamaz durumda olduğundan olası bir acil durumda ciddi riskler ortaya çıktı. Ameliyathane penceresiz ortamı nedeniyle, yalnızca personel dinlenme odasında bulunan bir pencerenin açılmasıyla dış ortamla temas sağlanmaya çalışıldı; dış koridordaki pencerenin ise sabitlenmiş olması ve sadece yıldız tornavida ile açılabilmesi, panik anında güvenliği zayıflattı. Başhekim yardımcısı tespit sürecinde binaların korunması ve güvenlik yollarının belirlenmesi için çalıştı. Sağlık emekçileri, otomatik kapıları kendi çabalarıyla devre dışı bırakarak havalandırmayı mümkün kılmaya çalıştı. Patoloji Laboratuvarı’ndan gelen bilgilere göre kimyasalın havalandırmaya karışma ihtimali değerlendirildi ve turuncu kod iptal edildi. Ancak ölçümlerin güvenilirliği konusundaki belirsizlik hâlâ sürüyor; sonraki adımlar ve kimlerin nasıl korunacağı netleşmiş değil.
“SOSYAL DEVLET NE İŞE YARAR?” Uğur, kendi sağlığından endişe duyan bir sağlık çalışanı olarak şu soruları gündeme taşıdı: “Bir ülkede bile hastanede güvenlikten emin olunamıyorsa, vatandaşlar kendilerini nerede güvenli hissedebilir? Sağlığı korumayan bir sosyal devlet ne işe yarar?” Diğer yandan, çalışma koşullarında, savaş, kimyasal sızıntı veya deprem gibi felaketler karşısında sağlık emekçilerinin canla başla çalışması gerektiğini belirten Uğur, ekipman ve yönlendirme konusundaki ihtiyaçları vurguladı.
Hastanenin yangın merdiveni konusunda gördüğünüz manzara ise şu an için endişe verici: Merdivenlerin yaklaşık 1.5 yıldır bu durumda olduğu bilgisi paylaşıldı.