Sahte alkol konusunda gündem, yılbaşı yaklaşırken yeniden alevlendi. 2025 yılında kaçak içkilerin neden olduğu ölümler ve sağlık sorunları, merdiven altı üretiminin artış gösterdiğine dair uyarıları güçlendiriyor. Yetkililer ve uzmanlar, güvenilir olmayan kaynaklardan alışverişin risklerini bir kez daha hatırlatıyor.
Kasım ayında Türkiye genelinde yapılan operasyonlarda oldukça yüksek miktarda sahte veya kaçak içki ele geçirildi; 150 binden fazla şişe, 90 bini aşkın litre etil alkol ve çok sayıda kaçak ürün kayıtlara geçti. Gıda güvenliği uzmanı Nurten Sırma, söz konusu üretimlerin sadece merdiven altı kalmasıyla sınırlı olmadığını vurguluyor. Bazı vakalarda hastaların, bandrollü ve piyasada satılan ürünlerden beslendiklerini ifade ettikleri dikkat çekiyor. Operasyonlar sonucunda kayıt dışı depolarda sahte bandroller ile tanınmış markalara ait taklit şişelerin ele geçirilmesi, sahte içkilerin organize şebekeler aracılığıyla piyasaya sürüldüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, tüketicilerin “bandrol varsa güvenlidir” önyargısını kırıyor ve sahteciliğin daha da planlı bir boyuta ulaştığını gösteriyor.
Görünüm, koku ya da tat ile ayırt edilemeyen sahte içkiler konusunda ise Sırma, başlangıçta belirtilerin normal alkol etkisine benzeebileceğini bildiriyor. Baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, baş ve karın ağrıları, bulanık veya çift görme, nefes darlığı ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler 12-24 saat içinde ortaya çıkabilir ve geç başvuru ölüm riskini artırabilir. En kritik mesaj, sahte içkilerin görünür işaretlerle ayırt edilemeyeceği; metil alkolün renksiz, kokusuz ve tatsız olması nedeniyle etil alkolle karıştırıldığında da duyusal olarak fark edilmemesidir. Bu yüzden tüketicilerin yalnızca ruhsatlı ve güvenilir satış noktalarından alışveriş yapması, şüpheli belirtileri ciddiye alması büyük önem taşır.
Sağlık kuruluşlarına başvuru süresinde gecikme, ölüm riskini artırabilir ve bu konudaki farkındalık çalışmaları, güvenli kaynaklardan temin edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Operasyonlar ve incelemeler, sahteciliğin organize yapılar tarafından yürütüldüğünü gösterirken, kamu sağlığı için denetim ve tüketici bilincinin artırılması gerektiğini de gündemde tutuyor.