Prof. Dr. Üstündağ, gereğinden fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak sağlığı olumsuz etkilediğini belirtti. Günlük tuz tüketimimizi gözden geçirmemiz gerektiğini söyleyen hekim, özellikle işlenmiş gıdalardaki gizli tuz oranlarına dikkat çekti. Yoğun tuz kullanımı kan basıncını yükseltebiliyor ve bu durum hipertansiyon riskini artırıyor.
Hipertansiyonun neden olabileceği sağlık sorunları dünya çapında ölüm oranlarını etkileyen önemli bir etken olarak gösterildi. Üstündağ, “Dünya genelinde yılda yaklaşık 12 milyon kişi hipertansiyondan kaynaklanan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor; savaşlar, viral enfeksiyonlar ya da doğal afetler bu kadar ölüm getirmiyor.” şeklinde konuştu. Aynı zamanda hipertansiyonun yol açtığı komplikasyonlar arasında kalp krizi, inme ve böbrek yetersizliği gibi durumlar da yer alıyor.
TÜRKİYE'DE GÜNLÜK TUZ TUKETİ ORTALAMASI Üstündağ, sağlıklı bir böbreğin günlük olarak yaklaşık 5 gram tuzu atabildiğini ifade etti. 2003 yılında Türkiye’de ortalama tuz tüketiminin 18 gram olduğunu; ancak çeşitli çalışmalarla bu değerin 15 grama düşürüldüğünü, daha da azaltılması gerektiğini belirtti. Örneğin 100 gram parmesan peynirinde 19 gram tuz bulunuyor. Bu yüzden işlenmiş gıdalara dikkat etmek ve yemeğe önce tadına bakıp tuzu eklemek gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Üstündağ, sebze, meyve ve doğal ürünlerde de doğal tuz bulunduğunu anımsatarak, yiyeceklerin hazırlanırken bu gerçeğin göz önünde bulundurulmasını istedi. Fazla tuz tüketimi sadece hipertansiyona yol açmakla kalmaz, astım ve mide hastalıkları gibi diğer sağlık sorunlarını da tetikleyebilir.
Bağlı gördüğünüz riskler için fazla tuz tüketiminin vücutta 700 mililitreye yakın su tutulmasına ve damar duvarında kasılmalara yol açabileceğini belirten Üstündağ, bu durumun kan basıncını yükselterek damarlarda sertleşmeye ve plak oluşumuna zemin hazırladığını ifade etti. Sonuç olarak, bu süreç kalp krizi, inme veya böbrek yetersizliği gibi ciddi problemlerle sonuçlanabilir.