İddialar, 2019 yılında Amazon’daki bir çiftlikte insanlık dışı koşulları belgelendiren raporların ortaya çıkmasıyla başladı. Bu raporlar, tanık ifadeleri ve ek delillerle birleşince, Volkswagen’in Brezilya’daki faaliyetlerine dair ağır soruları gündeme getirdi.
Mahkeme dosyalarına göre 1974-1986 yılları arasında Para eyaletindeki tesis, şirketin bir yan kuruluşuna aitti ve yaklaşık 300 işçi düzensiz sözleşmelerle çalıştırılıyordu. Gözetim altında, silahlı muhafızlar tarafından denetlenen bu çalışanlar için barınak ve gıda yetersizdi ve borç esareti sistemiyle karşı karşıya bırakılıyordu. Ayrıca sıtma gibi hastalıklara karşı tıbbi yardım sağlanmıyordu.
Bu dönemde şirketin Amazon’daki büyükbaş hayvancılık ve kereste faaliyetleri, Brezilya’nın askeri diktatörlüğü döneminde hükümet teşvikleriyle desteklenmiş ve bölgeyi daha geniş bir devlet planının parçası olarak geliştirme çabalarının bir yansıması olarak görüldü.
Hakim Otávio Bruno da Silva Ferreira ise çiftliğin Volkswagen’e ait olduğunu net biçimde onaylayarak, bu uygulamaların yasal anlamda köle işgücüne denk geldiğini vurguladı. Kararında şu ifadelere yer verdi: “Kölelik ‘geçmiş’ değildir; izleri hâlâ iş ilişkilerinde ve toplumda var. Kolonyal sistemin mirası devam ediyor.”
Volkswagen Brezilya ofisi, mahkeme kararına itiraz edeceğini açıkladı.