PepsiCo Türkiye ve Sürdürülebilirlik Akademisi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen sempozyumda bu yılın odak noktası “Gıda Sistemlerini Dönüştürmek” olarak belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Deloitte, Dünya Bankası ve FAO gibi önde gelen kurumların temsilcileriyle birlikte Şef Refika Birgül’ün konuk olduğu etkinlikte iklim değişikliği, su krizi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım gibi konular ele alındı.
Açılış konuşmalarını PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay ve Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa yaparken, sunuculuğu gazeteci-yazar Ilgaz Gürsoy üstlendi. Günay, gıdaya erişim, dağıtım ve dayanıklılık konularında güncel sınavlarla karşı karşıya olduğumuzu belirtirken şu sözlerle devam etti: “İklim krizinin etkisiyle bu tablo daha da zorlaşıyor; bu sorunu önemseyip paydaşlarımızla birlikte çözümler üzerinde çalışıyoruz. Pep+ vizyonuyla üretimden tüketime uzanan değerin her aşamasında sürdürülebilirliği merkeze alıyoruz.” Sözleşmeli çiftçilikten ileri teknolojiye, çiftçi eğitiminden yenileyici tarıma kadar pek çok alanda hareketlilik gösteriyoruz. Türkiye’de 20 şehirde toplam 100 bin dekar alanda yılda yaklaşık 250 çiftçiyle üretim sürüyor. Doğa Koruma Merkeziyle 2023’ten beri yürütülen Bir Damla Bir Dünya projesiyle 735 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu tür platformlar, sürdürülebilirlik odaklı yenilikçi uygulamaların teşvik edildiği alanlar olarak görüyoruz.”
Yenilenebilir enerji konusunda görüşlerini paylaşan Murat Sungur Bursa, iklim krizinin derinleşmesi, su kaynaklarının azalması ve gıda fiyatlarının yükselmesiyle tarımın geleceğinin bugünkünden daha da kritikleştiğini söyledi. Sera gazı emisyonlarının ve doğal kaynak kayıplarının önemli bir bölümünün hâlâ geleneksel tarım uygulamalarından kaynaklandığını belirten Bursa, dünya genelinde açlıkla mücadele devam ederken üretimin üçte birinin israf edildiğini hatırlattı. Bu tabloyu değiştirmek için gıda sistemlerinin dönüştürülmesinin gerekliliğine vurgu yapan Bursa, üreticiyle tüketici arasındaki bağı yeniden tanımlamanın önemine değindi. Tarımda döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji, dijitalleşme ve akıllı tarım teknolojilerinin her adımı, sürdürülebilir gelecek için atılan adımlar olarak öne çıktı.
“Suya göre planlama” temasını da içeren oturumlarda, Birlikte Büyümek: Sürdürülebilir Gelecek İçin Çiftçiye Yatırım, Gıda Sistemlerinde Dönüşüm: Dayanıklı Tedarik Zincirleri İçin Teknoloji ve İnovasyon ve Her Damlanın Değeri: Sürdürülebilir Büyüme İçin Suya Yatırım başlıklarıyla oturumlar gerçekleştirildi. Uzmanlar, Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğunu dile getirerek sanayi, tarım ve yerel yönetimlerin suyu verimli kullanma konusundaki sorumluluklarını yineledi. Su potansiyelindeki hızlı düşüş ve yeraltı sularının kritik seviyelere inmesi konularına dikkat çekilerek, tüm sektörlerde “suya göre planlama” yaklaşımının öncelik kazanması gerektiği belirtildi.
Oturumların ardından Deloitte’un “Gıdanın Geleceği: 2025–2030 Vizyonu” başlıklı sunumu aktüelleştirildi. Son olarak Şef Refika Birgül, “Gıda Zincirinin Son Halkası: Mutfağı, Tabağı ve İnsanı Bereketli Kılmak” oturumunda israfı önlemenin yöntemlerini katılımcılarla paylaştı.