OSD, bu yılın ocak-eylül dönemine ait üretim ve ihracat rakamlarını paylaştı. Buna göre, yılın ilk 9 ayında toplam otomotiv üretimi, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %3 artışla 1 milyon 31 bin 527 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise %3 azalarak 637 bin 450 adede geriledi ve traktör üretiminin katkısıyla toplam üretim 1 milyon 53 bin 250 adede çıktı. Söz konusu dönemde, ticari araçlar grubunda üretim %15, hafif ticari araçlarda %17, ağır ticari araçlarda ise %4 gerileme kaydetti. Kapasite kullanım oranı ise toplamda %65 olarak belirlendi.
Kapasite kullanımı araç gruplarına göre hafif araçlarda %66, kamyon grubunda %55, otobüs-midibüs grubunda %65 ve traktörde %39 seviyesinde gerçekleşti. 9 aylık dönemde ihracat toplamı 29,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Otomotiv ihracatı adet bazında geçen yıla göre %6 artışla 769 bin 625 adede ulaştı. Otomobil ihracatı %7 düşerken, ticari araç ihracatı %28 arttı. Traktör ihracatı ise %25 azalarak 8.336 adede indi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre toplam otomotiv sanayi ihracatı, bu yılın 9 aylık döneminde sektörün liderliğini korudu ve payı %17,4 olarak kaydedildi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği ise 9 aylık dönemde toplam otomotiv ihracatını 29,7 milyar dolar olarak açıkladı. Bu dönemde otomobil ihracatı değer bazında %8 artışla 8,4 milyar dolar düzeyine çıktı. Ana sanayi ihracatı %15, tedarik sanayi ihracatı ise %7 arttı.
Toplam pazar 9 ayda 1 milyona yaklaştıToplam pazar, bu yılın 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %9 artışla 958 bin 847 adet olarak gerçekleşti. Otomobil pazarı ise %10 büyüyerek 742 bin 687 adede çıktı. Ticari araç pazarında toplam büyüme %4, hafif ticari araçlarda %6 artış yaşanırken, ağır ticari araç pazarında %7’lik bir gerileme görüldü. Ocak-eylül döneminde otomobil satışlarındaki yerli payı %29, hafif ticari araçlarda %21 olarak kaydedildi.
OSD Başkanı Cengiz Eroldu’nun değerlendirmeleri İlk 9 aylık sonuçlara göre üretim %3, ihracat adet olarak %6 ve tutar olarak %12 artış gösterdi. İç pazarın ise geçen yılın üzerinde bir tempo sergilediği belirtilirken, yerli payındaki düşüş tablonun en önemli negatif merkezi oldu. Son 10 yıl açısından bakıldığında 2025’in pazar ve değer bazında ihracat açısından en güçlü yıllardan biri olduğu ifade edildi. Özetle kapasite kullanımında düşüş eğiliminin sürdüğü ve bu konunun sektörün rekabet gücü için kritik olduğuna vurgu yapıldı. Kapasite kullanımında düşüş baskısı Eroldu, yatırım ve üretim kararlarının bir yandan kapasiteyi artırmayı hedeflediğini ancak makroekonomik koşulların bu hedefi baskıladığını dile getirdi. Yerli üretimin pazar payı otomobilde %29, hafif ticari araçlarda %21, kamyonda %59 olarak açıklandı; tüm iş kollarında yerli payının önceki yıllara göre belirgin biçimde düştüğü belirtildi. İhracatta liderlik sürüyor Otomotiv sektörü, ihracatta lider konumunu koruyor ve 2025 yılında Türkiye ihracatının %17,4’ünün otomotiv sanayi tarafından gerçekleştirileceği öngörülüyor. Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumu da olumlu görünürken, ticari araçlarda Avrupa’daki pozisyon güçleniyor. Üçüncü çeyrekte önemli yatırım kararları alındı: Oyak Renault’un Boreal modelinin Türkiye’de üretime alınması, Tofaş’ın K9 model üretimi ve Hyundai’nin Türkiye’de elektrikli araç üretimine başlayacağı duyuruları sektörü heyecanlandırdı. Togg’un yeni modelinin devreye girmesiyle yılın son çeyreğine yönelik beklentiler de yükseldi.
Temmuz ve sonrası uygulamalar Temmuz ayında yürürlüğe giren ÖTV düzenlemesi, yerli payındaki düşüşün bir miktar frenlenmesini sağladı. Haziran’da %24’lere kadar gerileyen yerli payı sonrasında yaklaşık %30’lara çıktı. Eylül sonu itibarıyla ek mali yükümlülükler devreye alındı; bu düzenlemelerle yükümlülük uygulanmayan ülkeler dışındaki tüm ülkelerin kapsama alınması söz konusu oldu. Motorlu araçlarda ek vergi oranları azaltılırken ABD ile olan yüzde 60’lık vergi ihtilafı da yeniden tartışıldı. Bu durum, Türkiye’nin ABD pazarına yönelik ihracatında rekabet avantajını azalttı ve bazı firmaların Avrupa pazarı üzerinden hareket etmesini gerektirdi. Küresel eğilimlere bakıldığında AB-ABD çerçeve anlaşmasının otomotiv sektörü üzerinde sınırlı da olsa etkisi olacağı değerlendiriliyor. 2025 için öngörüdeyse ihracatın 1,02-1,1 milyon aralığında, üretimin ise bu düzeylerin bir miktar üzerine çıkması bekleniyor.