İklim endişeleri ve değişen yağış rejimleri tarımsal verim ve kaliteyi etkileyerek üretim planlarını zorluyor. Güneydoğu Anadolu’da yağışlar %60’a varan oranlarda azalırken, Ege ve Akdeniz bölgeleri son yirmi yılın en yağışlı dönemlerini yaşıyor. Bu durum buğday rekoltesinde yaklaşık %6,75’lik bir düşüş öngörülmesine yol açıyor ve toplam kayıp yaklaşık 17 milyar TL olarak hesaplanıyor. Ancak fiyat yansımalarının vatandaş için olumsuz olmayacağı dile getiriliyor.

Şubat zirai donu sonrası sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyretmiş, mart-nisan yağışları ise çok düşük kalmıştır. Adana ve Hatay’da verimin %35-40 civarında azalması beklenirken, Aksaray, Kırşehir ve Nevşehir’de don sonrası toparlanma gözleniyor. Eskişehir’de erken ekili arpa tarlalarında başaklanmanın erken başlaması ve bitki boyunun kısalması nedeniyle verimde azalma öngörülüyor. Kırıkkale’de hububat ekili alanların %15-20’sinin zirai dondan etkilendiği, ancak sıcaklığın artmasıyla kök bölgesinin zarar görmediği için toparlanmanın mümkün olduğu ifade ediliyor.
“Tüketime yeter” ifadesini paylaşan Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Taşpınar, güneydoğu ve iç Anadolu’da kuraklık etkisine dikkat çekiyor: yağışlar mahsullerin ihtiyaç duyduğu dönemde düşmüyor; bir gün yağıp geçiyor ve etkisi sınırlı kalıyor. Bu yılki 20 milyon tonluk uzun vadeli ortalamayı temel alırsak, bu sene 18 milyon 650 bin ton civarında bir rekolte bekleniyor. Türkiye’nin stoklarında buğday mevcut ve talep karşılanabilir. Şu koşullarda tüketiciyi fiyat açısından olumsuz etkileyecek bir durum öngörmüyoruz.
“Sıkıntı meyvede” diyen Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Hüseyin Demirtaş ise hububat ve bakliyatta şu an için tüketici fiyatlarını olumsuz etkileyecek bir durum olmadığını belirtiyor. Meyve açısından bu yıl zor geçecek olan satışlar, fiyatların önceki yıla kıyasla daha yüksek olabileceğini işaret ediyor. Fiyatlar bu yıl iki katına kadar çıkabilir. Ayrıca iklim değişikliği su kaynakları üzerinde baskısını sürdürüyor ve kapalı sulama ile basınçlı sulama gibi yöntemlere geçişin su kayıplarını azaltacağı ifade ediliyor.
Tarla Fareleri Popülasyonu ve Zararlar Ulusal Hububat Ofisi’nin analizinde tarla farelerinin verim ve kalite üzerinde tehdit oluşturduğu belirtiliyor. Kırıkkale’de fare mücadelesi için zehirli buğday dağıtıldığı, Bilecik, Kütahya ve Adıyaman ile Adana’da da yüksek fare yoğunluğunun görüldüğü aktarılıyor. Konya’da popülasyonun geçmiş dönemde artış gösterdiği, fakat havaların ısınmasıyla doğal düşmanlarının (kedi, köpek, tilki, gelincik, sansar, baykuş, leylek, kerkenez ve diğer yırtıcılar) artmasıyla faizin genel olarak düşüş gösterebileceğine işaret ediliyor. Sıcaklıkların yükselmesi faresiz miktarı artırabiliyor; fareler tarla, bahçe ve yemelik bitkiler ile buğday, arpa, yulaf, mısır, yonca ve çeşitli meyve-sebze türlerinde kayıplara yol açıyor.