Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda 5G frekans ihalesinin kritik bir mihenk taşı olduğunu belirten Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, teknolojideki istikrarlı ilerlemeyi vurguladı. 5G çağında da öncü konumlarını sürdürdüklerini söyleyen Önal, güçlü altyapımız ve derin teknoloji birikimimizle ülkemizi geleceğe taşımaya devam edeceğiz dedi.
Şirketin basın toplantısı, Türkiye’nin 81 ilinde fiber altyapı yatırımlarını genişletirken, 5G teknolojisine yönelik hazırlıkların uzun yıllara dayandığını gözler önüne serdi. Özellikle 5G hologram teknolojisiyle canlı olarak yapılan toplantı, dijital iletişimin yeni bir döneme girdiğini gösterdi. Önal, sahada AR-GE çalışmaları ve saha testleriyle yürütülen hazırlık sürecinin önemine değinerek, 5G’nin sadece bir teknik geçiş olmadığını, Türkiye’nin dijital kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecek bir adım olarak nitelendirdi.
5G’nin temel taşlarını oluşturan fiber altyapı konusunda yapılan yatırımların ülke genelinde yaygınlaştırıldığını ifade eden Önal, 515 bin kilometrelik fiber ağının Türkiye’nin iletişim güvenliğini ve hızını pekiştirdiğini belirtti. 81 ilin her köşesinde sürdürülen çalışmalarla herkes için adil ve kapsayıcı bir dijital gelecek hedeflendiğini vurguladı.
Kritik öneme sahip baz istasyonlarının fiberleşmesi ve LTE’nin %55’inin fiberle bağlanması hedeflerinin 2030’a kadar ulaşması planlanıyor. Kamu yararı, sürdürülebilir kalite ve uzun vadeli ekonomik değer ilkeleriyle şekillenen ihale yaklaşımında, yerli teknoloji odağının korunması ve ulusal stratejiyle 5G’ye odaklanılması önceliklere alındı. Önal’a göre, 22 milyar dolarlık yatırım da bu vizyonun somut bir yansımasıdır; 2005’ten beri dijital dönüşüm için yapılan bu yatırımlar, yalnızca frekanslara değil uçtan uca altyapıya yönelmiş durumda. Türkiye’nin dijital geleceği için atılan stratejik adımlar ve yerli ekosistemle olan iş birliği sürecek.
İhale sürecinin tamamlanmasıyla birlikte en iyi müşteri deneyimini sunmayı hedefleyen Türk Telekom, 5G’nin hayatın her alanında uygulanabilirliğini artırarak teknolojik liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor. Önal, bu sürecin yalnızca bir teknoloji geçişi olmadığını, Türkiye’nin global dijital rekabet gücünü pekiştirecek bir dönüşüm olduğunun altını bir kez daha çizdi.