ABD yönetiminin ekonomik adımlarının, piyasalarda riskleri artırmaya devam ederken, tarım dışı istihdam verisinin beklenenden zayıf gelmesiyle Fed’in gelecek dönemde daha yumuşak bir duruş sergileyebileceğine dair öngörüler güç kazandı. Enflasyon verileriyle beklenen doğrulama yaklaşımını destekleyen bu gelişme, para piyasalarındaki fiyatlamalarda yıl sonunda iki faiz indirimine olan inancı güçlendirdi; ardından bu beklenti, üç indirim ihtimaline kadar yükseldi.
Altın için ise bu gelişmelerin talep yaratan bir katalizör olduğuna işaret eden bir tablo çıktı. Ons altın, haftanın son işlem gününde 3.600 dolar sınırını aştı ve yeni bir rekor kaydedildi. Bu hareket, faiz indirimi beklentileriyle genişleyen güvenli liman talebi ile ilişkili görünüyor.
İstihdam verileriyle ilgili rakamlar da şaşırtıcı şekilde piyasaları yönlendirdi. JOLTS verisi, Temmuz ayında açık işlerin 7 milyon 181 bin seviyesinde kalmasıyla en düşük seviyelerine geriledi; özel sektör istihdamı ise Ağustos ayında beklentilerin altında artış gösterdi. İlk işsizlik başvuruları, 30 Ağustos haftasında 237 bine yükseldi ve piyasa öngörülerinin üzerinde bir performans sergiledi.
Tarım dışı istihdam ise Ağustos ayında 22 bin kişilik artışla beklentilerin altında kaldı ve işsizlik oranı %4,3 ile Ekim 2021’den beri görülen en yüksek seviyeye çıktı. Bu tablo, iş gücü piyasasında soğumanın işaretlerini güçlendirirken, önümüzdeki haftalarda enflasyon verilerinin Fed yol haritası üzerinde netleşmeyi sağlayacağı bir döneme işaret ediyor.
Uzman görüşleri doğrultusunda, altın tarafında birçok analist, merkez bankalarının varlık alımlarının ve küresel büyümenin yavaşlama sinyallerinin altını güçlendirdiğini belirtiyor. Hatipoğlu ve Çalışır gibi isimler, tarım dışı istihdam verilerinin Fed’in hareket alanını genişleteceğini, kısa vadeli tahvillerin fiyatlamalarda öne çıktığını ve uzun vadeli getirilerin ise enflasyon beklentileriyle bağlantılı olarak hareket ettiğini vurguluyorlar. Genelde, kısa vadeli tahvil fiyatlamaları indirim beklentileriyle yükselirken, uzun vadeli tahvillerde enflasyon baskısının azalması yönünde bir hareket görülebilir.
Uluslararası piyasalarda ise ons altının yaklaşık %37 değer kazanarak yeni bir güçli yılı işaret ettiği görülüyor. Ole Hansen’in değerlendirmesine göre, yeniden ortaya çıkan Fed indirim beklentileri ve güvenli liman talebiyle altın, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yükselişini sürdürüyor; yatırımcılar için bu durum, Fed’in bağımsızlığı konusunda kaygıların artmasıyla desteklenen bir güvenli liman arayışı doğuruyor.
Gündemdeki veriler ve gelişmeler, ABD’nin faiz yol haritasını yeniden şekillendirecek kadar etkili olurken, kısa ve uzun vadeli getiriler arasındaki farklar da yatırımcıları farklı senaryolara yönlendirmeye devam ediyor.