Gayrimenkul sektörü, 2025 yılında beklenmedik hareketliliklerle karşılaştı ve yılın son çeyreğinde başlayan ivme, yeni konut üretimini tetikleyebilecek bir temel oluşturdu. Özellikle yüksek kredi faizlerine rağmen, kiralık konut maliyetinin artmasıyla ilk kez ev almak isteyenler için hareketli bir süreç yaşandı. Tasarruf finansmanı modelleri ve düşük nakitli alımlarda sağlanan indirimler, talebi destekledi.
Yılın ana sürükleyicileri arasında konut fiyatlarının artış yönünü sürdürmesi, fakat enflasyona karşı reel değer kaybının sınırlı kalması yer aldı. Kasım verileriyle konut satışlarında yıllık bazda 1.5 milyon seviyesinin aşılacağı beklentisi kuvvetlendi ve bu, 2020’de görülen rekorla karşılaştırıldığında önemli bir referans noktası oluşturdu. Aralık ayındaki düşüşler geçici olarak görülse de, 2025 için rekor satış hedefi yine gündemde kaldı.

İstatistiklere göre, kasım ayında konut satışları yüzde 7.8 azalarak 141 bin 100 olarak gerçekleşti; fakat yıl geneline bakıldığında 11 aylık toplam, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13.3 artışla 1 milyon 434 bin 133’e ulaştı. Konut fiyat endeksine bakıldığında, kasım ayında aylık %2.7 ve nominal olarak %31.4 artış kaydedildi; reel artış ise %0.3 olarak raporlandı, bu da reel düşüşün 21 ay sonra son bulduğunu gösterdi.
Talep kalıpları kentler arasında farklılık gösterdi. İstanbul, Ankara ve İzmir’de alıcılar metrekare, konum ve fiyat kriterlerini daha sıkı değerlendirdi. Ulaşım akslarına yakın, yeni ve orta segment projeler daha hızlı satıldı; yüksek fiyatlı ve geniş metrekareli konutlarda ise satış süreleri uzadı. Yatırımcılar ise kira getirisi yüksek ve amortisman süresi kısa olan bölgeleri tercih etti.
Kira piyasasında 2025’te daha hareketli bir tablo ön plana çıktı; arzın sınırlı kalması kiraları yukarı çekti ve konut sahipleri ile kiracılar arasındaki dengeyi daha hassas hale getirdi. 2026 yılında kira artışının da devam etmesi bekleniyor; talep bu trendle uyumlu olarak şekillenecek gibi görünüyor.
500 bin sosyal konut hamlesi, piyasa için son yılların en büyük arz artışını temsil ederken İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut projesiyle özel bir denge tartışması doğurdu. Uzmanlar, bu uygulamanın kısa vadeli fiyat düşüşünden çok, 2026 ve sonrasındaki fiyat artış hızını düşürmesi ve kiraları rahatlatması yönünde etkiler öngörüyor. Hak sahipliği belirleme süreçleri 29 Aralık’tan 27 Şubat’a uzatılmış olup Mart 2027’de ilk teslimatların yapılması planlanıyor.
2026 için umutlar ve ihtiyat sektörü, düşen faizler ya da alternatif finansman modellerinin devreye girmesi halinde ertelenmiş talebin kademeli olarak piyasaya dönmesini bekliyor. Uygun fiyatlı konut üretimi ve kamu destekli modeller, yeni dönemin ana odakları arasında yer alıyor. 2025 yılı, konut piyasasında sınırların zorlandığı ve talebin yüksek olduğu bir yıl olarak kayıtlara geçecek; 2026 ise istikrar ve güven arayışının ön planda olduğu bir dönem olarak öne çıkıyor. Böylece, 1.5 milyonun biraz üzerinde satışla gelen rekor, yeni arz ve ödeme seçenekleriyle birlikteliğini koruyabilir.