Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan programda en çok kullanılan hammaddelerin ve çevresel etkilerin yoğun olduğu alanlar öne çıkarılmıştır. Bu alanlar arasında ambalaj, batarya ve araçlar; inşaat ve binalar; elektronik ve bilgi-iletişim teknolojileri; gıda ve biyokütle; plastik ve tekstil bulunmaktadır. Bu sektörler için özel öncelikler belirlenmiş, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda adımlar atılacaktır.
Gıda bağışı ve atık yönetimi çerçevesinde, tüketime yakın ürünlerin son kullanma tarihi yaklaşınca hızlı satışının teşvik edilmesi planlanır. Gıda bankacılığı için gerekli yasal çerçeve hazırlanacak; tarımsal ve gıda atıklarının hayvan yemi olarak kullanımını kolaylaştıracak dijital veri altyapısı kurulacak. Ambalaj sektöründe geri dönüştürülmüş içerik oranının artırılması ve aşırı ambalajlanmanın azaltılması hedeflenir. Tekstil sektöründe çevreye duyarlı tasarım, toplama ve geri dönüşüm süreçleriyle ilgili sektöre özel düzenlemeler uygulanacak ve eko-etiketlemeye yönelik teşvikler sağlanacaktır. Yapı malzemeleri mevzuatı da döngüsel ekonomi ilkelerine uygun şekilde güncellenecektir.
Kritik hammaddeler açısından, cep telefonu ve tabletlerin sürdürülebilir tasarım ilkeleriyle uyumlu hale getirilmesi için onarım hakkı, planlı modası ve ortak şarj cihazı uygulaması gibi konularda mevzuat geliştirme çalışmaları yürütülecektir. Nadir toprak elementleri ve kritik hammaddeleri içeren atıkların yurt içinde geri kazanımı için yatırım teşvikleri sunulacak ve mevcut yasal düzenlemeler bu hedefler doğrultusunda revize edilecek. Ayrıca Ulusal Kritik Ham Madde Stratejisi ve Eylem Planı hayata geçirilecek; döngüsel şehirler oluşturulmasına yönelik rehber dokümanlar ve uygulama kılavuzları hazırlanacak.
İnsan kaynağı ve eğitim konularında üniversiteler düzeyinde döngüsel ekonomi dersleri ve programları açılarak yetkin bir iş gücü yetiştirilecek. İlk ve ortaöğretimde temel bilgi seviyesini güçlendirmek amacıyla müfredatlar üzerinde çalışmalar yürütülecek.
350 milyar TL katkı hedefi doğrultusunda atık maliyetlerini düşürmek ve ekonomiye yılda yaklaşık 350 milyar TL değerinde katkı sağlamak hedeflenmektedir. Bu süreçte Türkiye’de yaklaşık 400 bin firmanın faaliyet gösterdiği ambalaj, batarya ve araç, inşaat ve binalar, elektronik ve bilgi-iletişim teknolojileri, gıda ve biyokütle, plastik ve tekstil sektörlerinde büyüme ve istihdam açısından önemli potansiyel bulunmaktadır.