ABD temasları çerçevesinde Türkiye ve ABD arasında enerji alanında köklü bir ortaklık süreci başlatıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı’nın, taraflar için karşılıklı fayda sağlayacak bir yol harcını tetikleyeceğini belirtti ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile liderler huzurunda bu metni imzalandığını kaydetti. Yol gösterici hedefler arasında, mevcut nükleer enerji kapasitesini artırmaya yönelik yeni adımlar ve iki ülkenin enerji güvenliğini güçlendirme düşüncesi yer alıyor.
Daha ucuz ve hızlı çözümler bağlamında, geleneksel nükleer santrallerin ötesine geçen küçük modüler reaktörler (SMR) gündemin odak noktası oldu. SMR’lar, bağımsız olarak 300 MW’a kadar kapasite sunabilen, daha düşük maliyetli, daha kompakt ve kurulum açısından esnek bir yapı vadediyor. Bu teknolojinin uygulanmasıyla, gereksinimlere göre farklı bölgelerde hızlı ölçeklenebilirlik hedefleniyor. Planlanan kanun teklifi ile en az 5 bin megavatlık SMR kapasitesi için yeni düzenlemeler TBMM’ye sunulacak; Akkuyu’da mevcut iş modelleri örnek teşkil ederken, yerli üreticilerin de bu süreçten pay alması için teşvik mekanizmaları geliştirilmesi öngörülüyor.
Irak’tan petrol akışında yeni bir döneme giriliyorerken Türkiye’nin büyük ölçekli geleneksel nükleer projeleri de ivme kazanıyor. Akkuyu’da üretime geçiş için hazırlıklar sürerken, Sinop ve Trakya’da planlanan ek santraller için çalışmalar devam ediyor. 2035’e kadar 7 gigavatlık nükleer güç hedefi doğrultusunda küçük modüler reaktörler de portföye dahil edilerek enerji üretim kapasitesinin 2050’ye kadar 20 gigavata ulaşması hedefleniyor.
Bir diğer önemli gelişme ise Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) sahalarından Türkiye’ye petrol akışının yeniden başlaması yönünde oldu. 2023’te Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin kararına dayanarak duran sevkiyat, yeni anlaşma çerçevesinde yaklaşık iki buçuk yıl aradan sonra tekrar devreye alınacak.