Türkiye genelinde konut talebinin hızla arttığı bu dönemde hükümetin yeni sosyal konut girişimi, sektör temsilcileri ve vatandaşlar tarafından dikkatle izleniyor. Projenin konut ve kira fiyatlarına olan etkileri ise farklı bakış açılarına göre değerlendiriliyor.
İlk değerlendirme olarak İstanbul Ticaret Odası İnşaat Komitesi Başkanı Mükremin Tekin, bu hareketin sosyal devlet anlayışını güçlendirdiğini ve dar gelirliler için konut edinimini kolaylaştıracağını ifade ediyor. Artan konut talebi ve büyükşehirlerdeki kira baskısı göz önüne alındığında, projenin yaratacağı yeni arzın piyasalara dengeleyici bir katkı yapması bekleniyor. İnşaat sürecinin ilerlemesiyle birlikte arz-talep dengesinde olumlu gelişmeler görüleceğini öne sürüyor.

Fiyatlar üzerinde doğrudan etkisi olur mu? İTO Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, projenin özellikle dar gelirli ve dezavantajlı gruplar için değerli olduğuna dikkat çekiyor. Ancak bu adımların kira ve konut satış fiyatlarını doğrudan değiştireceğini düşünmüyor; hükümetin sosyal devlet ilkesiyle hareket ettiğini belirtiyor. Belirli gruplara ayrılan kontenjanlar ve uzun vadeli ödeme seçenekleri gibi uygulamaların, özel sektörün mevcut fiyatlandırma mekanizmasını değiştirmeyeceğini savunuyor. Odaklanmamız gereken şeyin, projenin getireceği kolaylıklar olduğunu vurguluyor.
Erişilebilir piyasa için umut KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz ise projeyi olumlu karşılıyor. Dar gelirli, emekli ve çok çocuklu aileler için değerli bir adım olarak görülen bu modelin, kira piyasasında arzı artırarak dengeleyici bir etki yaratacağını belirtiyor. Ayrıca konut fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde rayıçın yarısına kiralanacak sosyal konutlar, piyasalarda sürdürülebilir bir denge kurulmasına katkı sağlayacaktır.
Gelecek için uzun vadeli planlar gerekli Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, projenin sektöre değer kattığını söylüyor. Cumhurbaşkanı’nın demografik planlarını da dikkate aldığını ifade eden Çekici, 500 bin konutun 5’te 1’inin İstanbul ve gençler için uygun olduğuna işaret ediyor. Dönüşüm ve finansman sorunlarını ele almak için 10 yıllık bir konut politikası gerektiğini belirtiyor. TOKİ’nin büyük bir teslimatı olsa da özel sektörün de katılımını sağlayacak net bir yol haritası arayışında; arsa, finansman, tasarım ve konut tiplerinin net olarak planlanması gerektiğini vurguluyor. Kamu, özel sektör ve STK’ların katılımını içeren bir ‘Türkiye Konut Politikası Platformu’ fikrini öneriyor.