Son dönemde sanayi metallerinin yönü, Çin ekonomisindeki yavaşlama, Orta Doğu kaynaklı arz tehditleri, ABD’nin tarife politikalarının potansiyel etkisi ve madene ilişkin şirket verilerinin dalgalanmalarıyla şekilleniyor. LME’de üç ana metal pozisyonunda değişim yaşanırken, nikel nispeten yükselişi sürdürdü; Kalay ve çinko kayıplarını derinleştirirken bakır mevcut seviyelerini korudu. Bakır fiyatları hangi noktada kaldı? Üç aylık bakır kontratı ton başına 13.581,50 dolar ile %0,45 düşüş kaydetti. Alüminyum 3.150 dolar, çinko 3.546 dolar ve kurşun 1.852 dolar seviyelerinde kapandı. Kalay 52.780 dolara inerek %1,92 değer kaybetti. Nikel ise genel satış baskısına karşı %0,23 yükselerek 16.803 dolara çıktı. Demir cevheri ise ton başına 98,88 dolar ile 100 dolar eşiğinin altında kaldı. Bakır 13.500 doların üzerinde kalacak mı? Günlük düşüşüne rağmen bakır, izlenen göstergeler arasında en çok dikkat çeken metal olarak 13.500 dolar seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürdü. Yıllık bağlamda ABD’nin ithalat tarifeleri beklentileri, düşük borsa stokları ve enerji geçişi nedeniyle uzun vadeli talep beklentileri bakır için destekleyici kaldı; ancak Çin’de ikinci çeyrekteki %4,3’lük yavaşlama ve iç talebin zayıflığı kısa vadeli talep görünümünü baskılıyor. İnşaat, elektrik altyapısı, otomotiv ve yenilenebilir enerji ile veri merkezlerinde yoğun kullanımı nedeniyle bakır, küresel ekonomik büyümenin önde gelen göstergelerinden biri olarak görülüyor. ABD piyasında bakır vadeli kontratlar günün ilerleyen saatlerinde sınırlı yükselse de Londra ile ABD arasındaki fiyat farkı sürüyor. Alüminyumdaki Hürmüz etkisi sürüyor Ton başına 3.150 dolara gerileyen alüminyum piyasası, yakın geçmişteki yüksek seviyelerden uzaklaşmış olsa da volatiliteden kaçmıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların etkileri bu metale yoğunlaşıyor; Körfez ülkelerinin küresel üretimde ve ihracatta önemli rolü, arz güvenliği üzerinde baskı kuruyor. Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin durgunluğu, ham madde ve nihai ürün taşımacılığında risk primini canlı tutuyor. Londra Depo Stokları’ndaki düşük seviyeler de arz endişelerini pekiştiriyor. Emirates Global Aluminum’ın Al Taweelah’deki alümina rafinerisini yeniden devreye alması ise üretimi kademeli olarak artırsa da fiyatları hızla yükseltmeyi engelliyor. Ancak Hürmüz üzerinden sevkiyatların güvenliği, alüminyum piyasasının ana risklerinden biri olarak kalıyor. Nikel konusunda ayrışma sürüyor Nikel %0,23 artışla 16.803 dolara çıktı; yıl içindeki 19.000 dolar seviyelerinin altında kalıyor. Endonezya, dünyanın en büyük nikel üreticisi konumunda ve iç talepteki hızlı artışa rağmen arz fazlası baskısı yaratıyor. Üretim kısıtlamaları veya maden izinlerindeki engeller kısa vadeli yükselişler doğursa da, ülkenin üretim hacminin büyüklüğü bu ralliyi sürdürülebilir kılmıyor. İran savaşı kaynaklı kükürt ve sülfürik asit tedarikinde yaşanan aksamalar da bazı işleme tesislerinin maliyetlerini artırıyor. Bu nedenle nikel üzerindeki baskılar, arz fazlası ile maliyet yükselişinin ortak etkileri olarak izleniyor. Kalay ve çinko’da satış baskısı hızlandı Günün en sert düşüşü olan %1,92 ile kalayda görüldü; ton fiyatı 52.780 dolara inmiş durumda, ancak göreceli olarak yüksek seviyeler korunuyor. Küçük piyasa olması nedeniyle kalayın likiditesi fiyat hareketlerini daha dallı budaklı hale getiriyor. Elektronik lehim ve yarı iletken teknolojisiyle enerji çözümlerinde kullanılan kalay, yılın başında 59.000 dolar sınırını aşarak rekor kırmıştı. Çinko ise %1,46 kayıpla 3.546 dolara geriledi. Demir çelik üretiminde yaygın olarak kullanılan çinkonun talep görünümünü Çin’deki zayıf gayrimenkul talebi baskılıyor. Demir cevheri 100 doların altında kaldı Vadeli işlemler 98,88 dolarda kalarak 100 dolar eşiğinin altına indi. Deniz yoluyla taşınan demir cevheri talebinin büyük kısmı Çin’deki çelik üreticileri tarafından karşılanıyor; bu durum Çin ekonomisinin görünümünü ve dolayısıyla fiyatları belirliyor. Rio Tinto’nun Pilbara bölgesinden yaptığı satışlar yıllık %7 artışla 85,3 milyon tona ulaştı ve ortalama satış fiyatı 85,2 dolar olarak kaydedildi. Yine de yüksek sevkiyat ve Çin’deki zayıf gayrimenkul talebi, demir cevheri fiyatlarını 100 doların üzerine taşıma ihtimalini sınırlıyor. Gelecek dönemde piyasalar neyi izleyecek? Çin’in sanayi üretimi ve inşaat talebi, ABD’nin bakıra uygulayabileceği yeni tarifeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatlar önümüzdeki dönemde belirleyici unsurlar olacak. Çin’de iç talebi destekleyecek yeni teşviklerin bakır, demir cevheri ve çinko fiyatlarını yukarı çekmesi beklenebilir. Gayrimenkul yatırımlarındaki düşüşün sürmesi ise yükselişleri sınırlayabilir. Alüminyumda Körfez üretiminin normalleşme hızı, nikelde Endonezya politikalarının etkisi ve kalayda likidite eksikliği gelecek dönemin kilit dinamikleri olarak öne çıkıyor. Mevcut piyasalar, tek yönlü bir enflasyonist ralliden çok, her madenin kendi arz ve talep dengesine göre farklı hareket ettiği bir tablo sunuyor.





