Ankara’da başlayan NATO zirvesi, Grönland’ın statüsü etrafındaki tartışmayı öne çıkardı ve savunma harcamaları ile Ukrayna’ya destek konularını gölgede bıraktı. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump’ın adanın ABD kontrolüne geçmesi gerektiğine dair sözlerini reddederek, Grönland’ın satılık olmadığını net bir şekilde belirtti. Bu açıklama, ittifaktaki egemenlik sorununun yeniden gündeme gelmesini sağladı. Trump, Ankara’ya varışının ardından Grönland’ın ABD’nin kontrolünde olması gerektiğini yineledi ve adanın stratejik konumunu vurguladı. Reuters’a göre, adanın bölgede Çin ve Rusya gemilerinin bulunması nedeniyle ABD için önemli olduğu düşünülüyor. Freedersken ise Danimarka Krallığı’nın egemenliğine ve Grönland halkının kendi geleceğini tayin etme hakkına saygı göstermeyi sürdürdü. Ankara zirvesinde egemenlik gerilimi adresiyle öne çıkan bu durum, NATO’nun güvenlik prensiplerini yeniden hatırlattı. Grönland Dışişleri Bakanı Mute Egede de Geleceğin Grönland halkı tarafından belirleneceğini ifade ederek, tartışmayı yerinde tuttu. Bu konu, ittifakın savunma ve güvenlik paradigmasına yeni bir boyut ekledi. AP ise Trump’ın açıklamalarının Danimarka ile ABD arasındaki geçmişten kalan gerilimleri tetiklediğini aktardı. Aynı süreçte Türkiye ile ABD arasında S-400/S‑F‑35 konularında ilerleme sinyalleri de gündeme geldi. Savunma harcamaları ana dosya olmaya devam ediyor
Zirve, savunma harcamaları ve üretim kapasitesi temelli bir yaklaşımı merkeze aldı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nun açıklamaları, müttefiklerin Lahey’de verdikleri taahhütleri güçlendirme yönüne evrilmesini hedeflediğini gösterdi. Avrupa’daki ortaklar ve Kanada’nın savunma ile güvenlik bütçelerini 2035’e kadar GSYH’nin %5’ine yükseltme planı üzerinde ilerleme kaydettiklerini söyledi. Net rakamlarla Atlas Okyanusu’nun iki yakasında işçi istihdamı ve sanayi etkisinin artması bekleniyor. Rutte ayrıca, Ankara’da görüşülen uzun vadeli sözleşmelerin, caydırıcılığı artıracağını da belirtti. Resmi veriler, Avrupa’nın çekirdek savunma harcamalarının 2026’da %11 artışla 634 milyar dolara ulaşacağını gösteriyor. Ukrayna ve İran dosyası masada Ukrayna savaşına karşı desteğin sürmesi, zirvenin odak noktalarından biri olarak kaldı. Zelenskiy’in hava savunması ve Patriot eksikliği konularını gündeme taşıdığı toplantıda, Kyiv Independent’ın aktardığına göre, 2026-2027 için yıllık 70 milyar euro civarında savunma desteği taahhütleri değerlendiriliyor. Trump’ın Zelenskiy ile görüşmesini bekleyenler arasında Rusya ile Ukrayna arasındaki olası bir anlaşmanın da gündeme geldiği belirtiliyor. Türkiye’ye yapılacak ziyaret öncesinde Putin ile temas kurulduğu yönünde de bilgiler paylaşıldı. Ankara gündemi geniş diplomasi trafiğine yayıldı Ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik müdahaleleri ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler, zirvenin diplomatik hatlarını şekillendirdi. AP’nin haberine göre, İran’a yönelik yeni misillemelerin ve petrol lisanslarının iptali kararlarının ateşkesin kırılganlığını artırdığı ifade edildi. Şam’da yaşanan saldırılar ve Suriye’deki iç savaşın yeniden inşa sürecine dair görüşmeler de toplantı akışını etkiledi. Grönland çıkışı, zirvenin savunma harcamaları mesajını zayıflatmasa da, konunun ülkeler arası egemenlik, yük paylaşımı ve güvenlik ortaklığı ekseninde yeniden ele alınmasına yol açtı. Zirve, yalnızca Rusya tehdidine odaklanmayı bırakıp, iç siyasi dinamikler ile ABD-Avrupa güvenlik ilişkisini de test eden bir platforma dönüştü.

