Yargıtay’ın uzun yıllardır tartışılan bir kararının, yakın dönemde yeniden gündeme gelmesiyle depizito iadesinde yeni bir yaklaşım gündeme getirildi. Özellikle uzun süre kiracı kalmış birinin evden çıkarken, geçmişte verdiği depozito bedelinin güncel kira üzerinden hesaplanarak iade edilmesi yönünde adımlar atılabiliyor. Ancak bu hesaplama için başlangıçtaki depozito oranının net olarak belirlenmesi gerekiyor.
Kararda şu ifadeler kilit nokta olarak öne çıkıyor: ilk kira bedeli üzerinden depozito oranı belirlendikten sonra, bu oranın sözleşmenin sona erdiği tarihteki kira bedeline uygulanması ve böylece güncel değerin elde edilmesi gerekir. Bu yaklaşım, emsal karar olma özelliğini taşısa da depozito iadesi konusunun hâlâ dava konusu yapılabildiğini gösteriyor.
Uygulamada kural var; uygulayan ise yok denebilir. Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz’a göre, karardan ziyade taraflar arasındaki kira sözleşmesi esas alınıyor. Eğer sözleşmede, depozito ilk alındığında kaç bedel ödendiyse o oranda geri alınır maddesi yazıyorsa, örneğin 5 yıl önce 2 kira bedeli karşılığında depozito ödendi ise, bugün aynı miktarda iade edilir. Ancak bu ifadeler yazılmamışsa, evden çıkışta iki kira bedeli üzerinden güncel iade talep edilebilir.
Kiraz ayrıca depozitonun iadesinde uygulanan yöntemin Borçlar Kanunu ile belirlenen kurallara tabi olduğunu belirtiyor. Özellikle depzitonun vadeli bir hesapta saklanması gerekliliğine ilişkin madde, taraflar arasında nadiren uygulanıyor; çünkü uygulamada bu kural pek sık takip edilmiyor.
Aidat konuları gündemde kalmaya devam ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde site aidatlarının yüksek artışlarına karşı hazırlanan teklife ilişkin görüşmeler sürüyor. Teklifte, site yönetimlerinin aidat belirleme ve artırma yetkileri sınırlandırılırken, profesyonelleşme ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi de hedefleniyor.