Güncel raporlara göre, dünya üzerindeki haberleşmenin bel kemiğini oluşturan denizaltı kabloları, küresel internet akışını taşıyıcı konumundadır ve bu durum onları özellikle casusluk ve siber saldırılar için kritik hedefler haline getiriyor. BTK’nin değerlendirmeleri de bu altyapının sadece teknolojik bir yapı olmadığını, aynı zamanda diplomatik gerilimler ve güvenlik sorunlarının odak noktası olduğunu gösteriyor. Okyanusların altındaki fiber damarlar, teknolojik ilerlemenin yanı sıra saha güvenliği ve uluslararası krizlerin tetikleyicileri arasında yer alıyor.
Raporda, denizaltı kablolarının varlık gösterdiği gri bölge taktikleri kapsamında devletler ile devlet dışı aktörler tarafından siber saldırı ve casusluk için kullanılabileceği vurgulanıyor. Özellikle ABD ile Çin arasında kabloların döşenmesi konusundaki rekabetin son yıllarda belirgin ölçüde arttığına dikkat çekiliyor. Birçok operatörün internet tabanlı sistemlerle kabloları izlediği belirtilirken, bu durum altyapıyı ve içinden geçen hassas verileri siber tehditlere karşı savunmasız bırakıyor.
Türkiye’nin konumu, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital köprü rolünü üstlenmesini sağlıyor ve denizaltı fiber optik hatların, dijital ticaretin, e-devlet hizmetlerinin ve finansal sistemlerin temel altyapısını oluşturduğunu gösteriyor. Bu bağlamda Karadeniz ve İstanbul ile Çanakkale Boğazları’nın veriye akışında hayati bir öneme sahip olduğu ifade ediliyor. Karadeniz’in çevresinde artan askeri gerilimler ve hibrit savaş tehditleri, denizaltı kablolarını doğrudan güvenlik konusu haline getiriyor. Kuzey Akım’a yönelik sabotaj iddiaları da, deniz tabanındaki bu altyapının kırılgan olabileceğini somut biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’nin güvenlik ve savunma perspektifinden, kıyı devletleriyle ve NATO ile olan işbirliğini güçlendirme ihtiyacı, bölgesel kararlılığın bir parçası olarak öne çıkıyor.
Türkiye’yi dünyaya bağlayan başlıca hatlar arasında SEA-ME-WE 5 ve MedNautilus gibi uzun ve yüksek kapasiteli bağlantılar dikkat çekiyor. Türkiye’ye yönelen bu hatlar, Marmaris ve İstanbul üzerinden farklı destinasyonları birbirine bağlıyor: 20 bin kilometreyi aşan SEA-ME-WE 5 hattı 38 Tbps kapasiteyle, MedNautilus 3,84 Tbps ile İstanbul’a bağlanıyor. Ayrıca Karadeniz Fibre Optic System (KAFOS) 8 Tbps kapasiteyle Karadeniz’de Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında veri akışını sağlıyor. Bölgedeki diğer hatlar arasında Turcyos-1 ve Turcyos-2, Türkiye ile KKTC arasındaki doğrudan bağlantıları kuruyor. Yeni nesil kablo sistemi SEA-ME-WE’nin 2026’da devreye alınması planlanıyor ve bu da Türkiye’nin küresel dijital ekosistemdeki konumunu daha da güçlendirecek.