Türkiye, COP31 başkanlığı sürecini yürütürken dünya iklim gündeminde söz sahibi olmayı hedefliyor. Antalya’daki hazırlıklar teknik ve altyapı açısından sorunsuz ilerlerken, Güney Pasifik’te Tuvalu’da 5–8 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleşecek Pre-COP toplantısı planlanıyor. Başkanlık göreviyle ilgili mesajında, somut sonuçlar elde etmek için yenilikçi ortaklıklar ve güçlü uluslararası iş birliğinin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Antalya’da dünya görüşlerini uygulamaya dönüştürme ve somut çıktılar elde etme kararlılığı dile getiriliyor.
Türkiye, BMİDÇS COP31 Oturumu’nun hazırlıklarını sürdürürken, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından COP31 Başkanı olarak atanan Murat Kurum, iklim politikalarının hukuki ve stratejik altyapısını inşa eden uzun vadeli çalışmalarını COP31 süresince etkin biçimde kullanmaya söz verdi. Bu çerçevede, diyalog, uzlaşı ve eylem odaklı bir yaklaşım benimsenerek, Taraflar Konferansı’na taraf ülkeler ve uluslararası aktörlerle koordineli bir çalışma sürdürülüyor.
COP31 Görev Dağılımı kapsamında Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, iş dünyası, finansal kurumlar, şehirler ve sivil toplumla yakın iş birliği içinde çalışacak olan “COP31 İklim Yüksek Düzeyli Şampiyonu” olarak belirlenmiş durumda. Ayrıca Sally Higgins, gençlik sürdürülebilirlik savunuculuğu için “Gençlik İklim Şampiyonu” olarak görev alacak. Bakan yardımcısı Fatma Varank, Baş Yönetici konumuyla konferans alanları ve lojistik altyapının inşası ve yönetiminden sorumlu olacakken, Ömer Bulut mekânlar ve lojistik süreçlerden, Burak Demiralp ise operasyonel yönetimden sorumlu olacak. Başkanlık Ofisi’nin koordinasyonunu ise Mehmet Ali Kahraman üstlenecek.
“Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u” vizyonu, diyalog ve kapsayıcılık ilkesine dayalı olarak serbest ve dengeli bir süreç yürütmeye odaklanıyor. COP31’in ana hedefleri arasında sıfır atık, temiz enerji dönüşümü ve sürdürülebilir şehirleşme gibi başlıklar öne çıkıyor. Ayrıca gençlerin aktif katılımı ve farklı sektörler arasında ekip çalışmasının güçlendirilmesi öncelikler arasında yer alıyor.
Türkiye ile Avustralya arasındaki iş birliği, Akdeniz ve Pasifik bölgelerini birbirine bağlayan yeni bir diplomasi modeli olarak öne çıkıyor. Chris Bowen’ın COP31 Müzakereler Başkanı olarak görevlendirildiği bu yaklaşım, iklim diplomasisini güçlendirmek ve ortak hedeflere odaklanmak amacıyla koordineli hareket etmeyi amaçlıyor. COP31’in ilerleyişi, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu iklim eyleminin desteklenmesi ve finansman, teknoloji ile ortaklıkların harekete geçirilmesi üzerine kurulu bir çerçeve sunuyor.
Göbeklitepe ilhamıyla öne çıkan COP31, Türkiye’nin farklılıkları bir araya getirme kapasitesini ve kültürel mirasıyla dünya kamuoyuna mesaj vermeyi hedefliyor. Göbeklitepe’nin temasından ilham alınan bu yaklaşım, yerel ve küresel iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Ayrıca gençlerin katılımı olmadan dönüşümün mümkün olmadığını vurgulayarak Geleceğin COP’u’nu genç nesillerle birlikte inşa etme kararlılığı ifade ediliyor.
Antalya’daki hazırlıklar, zirvenin siyasi ivmesini artırırken Dünya Liderleri Zirvesi’nin 11–12 Kasım’da kentte gerçekleştirileceği belirtildi. Bu sayede yeni ve uygulanabilir iklim taahhütlerinin açıklanması için uygun zemin oluşturulacak.