Gayrimenkul ticaretinde yeni bir döneme işaret eden tartışmalar sürüyor. Tapu dairelerinde görülen işlemlerde avukatla temsil zorunluluğu üzerinde duruluyor; belirli bir bedelin üzerindeki işlemlerde bu zorunluluğun getirilmesi planı, sektör aktörlerinin gündeminde yer alıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları bu yönde ilerleyen bir yaklaşımı gösteriyor ve 12. Yargı Paketi kapsamında yasal düzenlemelerin yapılması hedefleniyor. Bakanlık bu konuyu, işlemlerin hukuki güvenliğini artırmak ve avukatlara yeni bir iş alanı yaratmak amacıyla gündeme taşıdı. “Tapuda avukat temsili zorunluluğu getireceğiz” ifadeleriyle süreci şekillendirecek adımların Meclis önünde olduğuna dikkat çekildi.
Tapuda yeni sistemin nasıl işleyeceği ve vatandaş açısından ek maliyet yaratıp yaratmayacağı soruları hemen ardından geliyor. Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, bedelin belirli bir eşik aştığı işlemlerde tarafların avukatlarıyla temsil edilmesinin amaçlandığını vurguladı. Bu yaklaşımın iki ana gerekçesi olarak hukuki güvenliğin sağlanması ve avukatların fayda sağlayacağı düşüncesi öne sürülüyor. Ancak mevcut altyapı ve güvenlik önlemleriyle bakıldığında, avukat temsili zorunluluğu için teknik bir ihtiyaç olup olmadığı henüz netleşmiş değil.
GÜVENCE ODAKLI AMAÇLARLA YAKLAŞILSA DİĞER SEÇENEKLER DE ŞİMDİDEN DİSİPLEMEK MÜMKÜN: Tapu işlemlerinde iki aşamalı kimlik doğrulama, çipli kimlik ve biyometrik doğrulama gibi güvenlik tedbirleri zaten uzun süre uygulanıyor. E-Devlet Web-Tapu üzerinden yapılan başvurular, doğrulanmış cep telefonlarıyla ek güvenlik katmanları sunuyor. Bu yüzden avukat gerekliliğinin güvenlik açısından zorunlu olup olmadığı konusunda net bir fark yaratıp yaratmayacağı belirsizliğini koruyor.
İnşaat projeleri söz konusu olduğunda, avukat aracılığıyla sözleşmelerin hazırlanması ve satış sürecinin yönetilmesi gibi senaryolar düşünülebilir. Ancak mevcut uygulamada bankalar ve büyük şirketler de işlemlerini vekalet yoluyla yürütüyor; bu da avukat zorunluluğunun hemen her işlemde uygulanması gerekliliğini tartışmalı kılıyor. Vatandaş için ek maliyetler ve işlem süresinde uzama gibi sonuçlar da gündeme geliyor. Bu çerçevede mevcut sistemi değiştirmenin en güvenli yolu, bedellerin hangi ölçeklerde olacağını ve hangi işlem türlerini kapsayacağını netleştirmekten geçiyor.
Mevcut durumda yaklaşık 88 bin emlak işletmesi, yetki belgesine sahip meslek mensuplarını kapsıyor. Eğer avukat temsili paylaşımı olacaksa, bu paydaşların süreçte aktif olarak yer alması gerektiği değerlendiriliyor. Ayrıca noterlerin tapu işlemlerine aracılık edebilmesiyle ilgili düzenlemeler de gündemde; ancak noterler çoğu durumda işlem yapmaktan çekingen davranıyorlar. Bedelle ilgili belirsizlikler ise henüz netleşmiş durumda değil ve uygulanabilirlik açısından hangi çerçevenin benimsenmesi gerektiği tartışılıyor.
AVUKAT SİSTEMİNİN FAYDASI konusunda görüşler değişkenlik gösteriyor. Bazı uzmanlar, mevcut güvenlik altyapısının yeterli olduğunu ve avukat dahil edilmesinin ek maliyetlerden başka somut fayda sağlamayacağını savunuyor. Diğer yandan, avukat temsilinin paylaşılabilir bir sorumluluk olması gerektiğini düşünenler de var. Girişilecek düzenlemenin vatandaş için ek yük doğurması ihtimali, özellikle yüksek değerli taşınmazlarda maliyet etkisini belirginleştirecek gibi görünüyor.
SONUÇ olarak, avukat zorunluluğunun zorunlu mu yoksa tercihe bağlı mı olması gerektiği konusunda net bir karar henüz yok. Yetki belgeli emlak işletmeleri ve bağımsız meslek mensupları arasındaki iş bölümü, sürecin hangi noktada insanlara kolaylık, hangi noktalarda maliyet ve süreyle ilgili yük getireceğini belirleyecek. Bu konudaki kararlar, tapu işlemlerinin güvenli ve verimli bir şekilde yürütülmesi hedefiyle dengeli bir yaklaşım gerektiriyor.