Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, üniversite hastanelerinin karşı karşıya kaldığı mali zorlukları ve sistematik kaynak yoksunluğunu kamuoyu ile paylaştı. YÖK’e bağlı hastanelerdeki yapısal sorunların derinleştiğini ve şehir hastanelerine aktarılan kamu kaynaklarıyla uyumlu olmayan bir dengesizlik yaşandığını ifade eden Uğur, üniversite hastanelerinin gelirlere yönelik baskınının eğitim, bilim ve kamusal sağlık hizmetinin değerinin düşürülmesi anlamına geldiğini vurguladı.
“Kamu-Özel İşbirliği modeliyle işletilen şehir hastanelerine yüksek bedeller öderken, üniversite hastanelerinin gelir kalemleri yıllardır daraltılıyor.” diyen Uğur, bu politikanın sonucu olarak üniversite hastanelerinin ağır bir mali krizin içine sürüklendiğini söyledi. Yönetim hatalarının siyasi tercihlerden kaynaklandığını belirten Uğur, üniversite hastanelerinin zor durumda bırakılmasının eğitimin, bilimin ve kamusal sağlığın sistematik olarak değersizleştirilmesi anlamını taşıdığını belirtti.
“MAAŞ FARKLARI HALA ÖDENMEDİ” ifadesiyle durumu örnekleyen Uğur, Balcalı Hastanesi ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde çalışan sağlık emekçilerinin Kasım ve Aralık aylarına ait fazla mesai ücretleri ile diğer hak edişlerinin halen ödenmediğini kaydetti. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde de Ocak ayı maaş farklarının ödenmediğini ifade eden Uğur, bunun mevcut geçim sıkıntısını daha da derinleştirdiğini ve borç sarmalını büyüttüğünü dile getirdi.
Sağlık emekçilerinin alın terinin karşılığını beklerken, devletin şehir hastanelerine yönlendirdiği kamu kaynaklarının üniversite hastanelerini kaderine terk etmesini ise kabul edilemez buldu. 24 yıldır iktidarda olan siyasi karar vericilerin eğitimi, bilimi ve sağlık emekçilerini destekleyen bir vizyon ortaya koyamadığını, onları piyasa koşullarına mahkûm ettiğini söyledi. Genel Sağlık-İş olarak bu durumun sağlık emekçilerinin suçu olmadığını vurgulayan Uğur, hak edişlerin ödenmesini ertelemenin veya normalleştirmenin söz konusu olmadığını belirtti.
Yetkililere çağrısını yineleyen Uğur, üniversite hastanelerinin gelirlerinin derhal güçlendirilmesini ve sağlık emekçilerinin tüm maaş farkları, fazla mesai ve diğer hak edişlerinin eksiksiz, derhal ödenmesini talep etti. Sağlık emekçilerinin yoksulluğa, belirsizliğe ve güvencesizliğe mahkum edilmediğini ifade eden Uğur, üniversite hastanelerinin hak ettikleri kaynağa kavuşana kadar mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.