Sağlık Bakanlığı’nın İlaç Yok Hattı uygulamasına sert tepki gösteren CHP Giresun Milletvekili Eczacı Elvan Işık Gezmiş, ilaç erişimindeki krizin temel kaynağının eczacıların hatalı stok yönetiminden kaynaklanmadığını belirtti. Gezmiş, süregelen ilaç fiyatlandırma politikalarının sürdürülemez olduğunu vurgulayarak, sorunun asıl kaynağının fiyatlandırma mekanizmaları olduğunu ifade etti.
Gezmiş, ilaç yokluğunun eczanelerdeki stok kaydı veya yönlendirmeden bağımsız olarak değerlendirilmeli olduğunu söyledi. “İlaç yokluğunun temel nedeni, mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğudur” ifadelerini tekrarlayan gezgin, euro kuru ile uygulanan resmi kur arasındaki farkın ikilem yarattığını belirtti. Gerçek Euro kuru 51,46 TL iken, fiyatlandırmada 25,33 TL’nin esas alındığını hatırlatarak, bu farkın ilaçların piyasada yeterli ve sürdürülebilir biçimde bulunamamasına yol açtığını ifade etti.
Gezmiş, kanser, hormonal, antibiyotik ve psikiyatri ilaçları başta olmak üzere pek çok hayati ilacın erişiminde ciddi güçlükler bulunduğunu dile getirdi. Avrupa Birliği ülkelerinde her yüz yeni tedaviden yaklaşık 46’sına ulaşım sağlanabilirken, Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 3’te kaldı. Bunun bilimsel değil, tercih edilen yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu vurgulayarak, yerli ilaç sanayinin desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İlaç Yok Hattı Uygulaması ve Eczacılar Üzerindeki Etkileri – Eczacılar için stokları görünür kılacak bu yaklaşım, bazı hallerde haksız ithamlara yol açabilir. Emanete alınmış ilaçlar veya MEDULA sistemine düşmemiş ürünler nedeniyle, eczacı ile hastalar arasında gerilim yaşanabilir. Bu durum, eczacının hizmet sorumluluğunu küçümserken, “ilhama yol açabilir.” Ancak asıl çözümün, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir fiyatlandırma ve geri ödeme sistemiyle hastadan üreticiye uzanan güvenli bir zincir kurulması olduğuna vurgu yapıldı.
Eczacıların rolü ilaçların güvencesini sağlamak üzerine kurulu olup, erişim sorununda eczacıların karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Gezmiş, ilaç yokluğunun saptanması ve yönetilmesinin devlet politikalarıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Sorunun günü kurtaran adımlarla değil, bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşım ve kamu kaynaklarının adil kullanımıyla çözüleceğini vurgulayarak, “İlaç yokluğu bir algı değildir; ülkemizin karşı karşıya olduğu ciddi bir krizdir” dedi.