Danıştay kararında, işten çıkarma süreçlerinde ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık iddialarının yalnızca işverenin tek taraflı beyanına dayanması halinde yargı denetiminden geçmediğini belirtti. Bu duruş, fesih sürecinin resmi kayıtlara işlenmesinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygunluk gerekliliğini ön plana çıkarıyor.
Karara göre, çalışanlar hâlâ e-Devlet üzerinden kendi çıkış kodlarını görme imkânını sürdürüyor; ancak işveren tarafından sağlanan hizmet dökümünde bu bilgiler artık yer almayacak. Fesih nedeni talep edildiğinde ise ilgili bilgiler yeniden değerlendirilebilir ve görülebilir.
Özetle, işten çıkarma süreçlerinde kişisel verilerin korunması ve güvenilirlik ilkesi güçlendirilirken, iddiaların doğrulanabilir bir denetim sürecine tabi tutulması gerektiğine vurgu yapılıyor.