Son dönemde SGK kayıtlarında uzun süredir tartışılan çıkış kodlarının etkileri yeniden gündeme taşıdı. Danıştay’ın verdiği emsal karar, işverenin tek taraflı beyanına dayanan ve çalışanları fişlemeye varan bu uygulamanın sakıncalarını öne çıkarıyor. Kararın ardından, SGK kayıtlarındaki çıkış kodlarının kalkması ve iş arama süreçlerindeki muhtemel kolaylaştırıcı etkiler üzerinde aydınlatıcı bir tartışma başlamış durumda.
Kararın ana noktası şu şekilde özetlenebilir: Çıkış kodları, yalnızca işverenin iddialarına dayanıyordu ve bu durum çalışanların haklarını ve güvenilirliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğuruyordu. Danıştay, bu yaklaşımın Anayasa’da yer alan çalışma hakkına, özel hayatın gizliliğine ve kişisel verilerin korunmasına aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca kanun yerine yönetmelikle böyle ağır sonuçlar doğuran bir düzenlemenin yapılmasının da hukuka uygun olmadığı belirtildi. Çalışanın hangi nedenle işten çıkarıldığı belirsizleşiyor ve fişleme riski artıyordu.
EMSAL KARARIN HUZURUNDA DİĞER GELİŞMELER Danıştay kararında, işten çıkış kodlarının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve çalışma hakları bağlamında sorunlu olduğu işaret edildi. Kişinin kimlik ve iş geçmişinin kamuya açık biçimde sınıflandırılması, masumiyet karinesiyle de bağdaşmıyor; bu nedenle kodların iptali ve işveren beyanına dayanan belgelerin yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
HİZMET DÖKÜMÜ VE İŞ VERİMLİLİĞİ Bu yönde e-Devlet üzerinden SGK Tescil ve Hizmet Dökümü / İşyeri Ünvan Listesi belgesinde çıkış kodları ve açıklamalarının kaldırıldığı görüldü. Danıştay kararında, işverenin beyanına dayanmasının ve çalışanların yeni iş bulma süreçlerini zorlaştırmasının sakıncalı olduğu ifade edildi. Ancak, çalışanın kendi adına geçmişe ait çıkış kodunu görmeye devam edebildiği, belgelerde ise artık bu bilgiler yer almadığı belirtiliyor. İşverenin işe giriş sürecinde çalışandan çıkış bildirgesini talep etmesi halinde, fesih nedeni belgede kalmaya devam edecektir.
Dinamik bir süreç olarak iş görüşmeleri ve işe alım süreçlerinde, son kararların getirdiği yeni düzenlemeler ve uygulanabilirlik kısa vadede netlik kazanacaktır. SGK Uzmanı Emin Yılmaz, kararın genel olarak doğru olduğuna dikkat çekerek, 29 numaralı çıkış kodunun çok geniş bir ifadesiyle fişleme riskini artırdığını belirtti. Ayrıca 42-50 arasındaki diğer kodlar için yasal açıdan ayrıntılı açıklamaların bulunması gerektiğini vurguladı.
Çıkış Kodları ve Ahlak-İyi Niyet Kriterleri Kararda, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar sebebiyle yapılan fesihlerin tek bir kod altında toplanmasının ölçüsüz olduğu ifade edildi. Aşağıdaki kodlar, çeşitli durumları kapsamaktadır; bunlar, işçinin hangi nedenle işten çıkarıldığını netleştirmekteydi: 42 a), 43 b), 44 c), 45 d), 46 e), 47 f), 48 g), 49 h) ve 50 ı). Bunlar arasında en çok tartışılan 29 kodu ise doğrudan fişleme anlamına gelebiliyordu ve anayasa ile kişisel verilerin korunması açısından riskli bulundu.
Geleceğe Yönelik Beklentiler Bu karar, işe alım süreçlerinde yeni ve farklı yöntemlerin uygulanmasına kapı aralayabilir. Hizmet dökümü veya işten çıkış belgeleri artık e-devlet üzerinden sunulsa da, işverenlerin eski işyerine bilgi almak için iletişim kurması gibi dolaylı yolların da kullanılabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir değişim, şirketler için yeni denge ve protokoller gerektirecektir.