Kasım ayı yağışları Türkiye genelinde mevsim normallerinin altında kaldı ve önceki yılın aynı dönemine göre de belirgin bir düşüş kaydedildi. Bölgesel veriler incelendiğinde Karadeniz Bölgesi’nde kayıplar en yoğun şekilde görüldü; yüzde 59’a varan düşüşler dikkat çekti. Bu süreç, tarımsal üretimde belirsizliği artırırken, dönemdeki düzensiz yağışlar ile kuraklık eğilimleri tarımsal faaliyetleri doğrudan etkiliyor.

TAGEM öncülüğünde geliştirilen yeni üretim sistemleri ve çeşit çalışmaları, iklim değişikliğinin getirdiği zorluklara cevap üretmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda kuraklık etkisine karşı daha verimli çeşitlerin hayata geçmesi için buğday başta olmak üzere arpa, çeltik, mısır, patates ve diğer birçok üründe verimlilik artışını hedefleyen çalışmalar sürüyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin yetiştirme alanlarını nasıl değiştirebileceğini gösterecek haritaların hazırlanması için çalışmalar devam ediyor.
Dayanıklı zeytin çeşitleri konusunda da yol haritası netleşiyor. Kuraklığa karşı daha dirençli türlerin geliştirilmesi için yürütülen çalışmalar, kuraklık stresi altında bazı çeşitlerin diğerlerinden daha toleranslı olduğunu ortaya koydu. Erken uyarı ve uyumlu ıslah süreci ile Tekirdağ bölgesindeki çeşitler tecrübe edilerek, sulama ve yağış azlığı durumlarında nasıl bir prioritizmin uygulanacağına dair öneriler sunuldu.
Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi projesinin 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Bu sayede su kaynaklarının verimli kullanımı konusunda çiftçilere zamanında bilgi akışı sağlanacak ve farkındalık artırılacak.
İklim değişikliğinin hayvancılığa etkileri bölgesel farklılıklar gösteriyor. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da mera alanlarının küçülmesi yembitkisi üretimini baskılayabilirken, Ege ve Akdeniz bölgelerinde süt veriminin düşmesi bekleniyor. Isı stresi, ineklerde süt üretimini önemli ölçüde azaltabilir ve et üretim süreçlerinde besi süresini uzatabilir. Kanatlı sektörü ise ısı stresinin yanı sıra yem-su maliyetleri ve hastalık riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Arıların yaşam döngüsünün da değişen çiçeklenme dönemleri nedeniyle etkilenmesi de dikkate alınması gereken bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.