Hava değişiminin getirdiği olası bulaşıcı hastalıklar arasında grip öne çıkıyor. Influenza virüslerinin neden olduğu bu hastalık, genelde yüksek ateş, kas ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterirken, nezlede daha hafif semptomlar öne çıkar. Uzmanlar, gribin yayılımını azaltmak için alınması gereken önlemler ve aşı konusundaki temel bilgileri vatandaşlara aktarıyor.
Grip aşısı vücudu influenza virüsünün yüzey proteinlerine karşı antikor üretmeye yönlendirir ve böylece enfeksiyonla karşılaşıldığında hızlı bir bağışıklık yanıtı sağlanır. Aşının, hastalığın oluşumunu ya tamamen engellediğini ya da ağırlığını azalttığını belirten yetkililer, her yıl güncellenen aşılar sayesinde korumanın sürdüğünü ifade ediyorlar. Bu güncellemeler, virüsün yüzeyini değiştiren antijenik drift nedeniyle gereklidir; önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara karşı tam koruma sağlayamayabilir.
Koruma gerektiren gruplar arasında 65 yaş üstü bireyler, kronik hastalıklar taşıyanlar, hamileler ve sağlık çalışanları öne çıkıyor. Özellikle KOAH ve astım gibi akciğer sorunları olanlar için grip şu nedenlerle risklidir: solunum kapasitesinin azalması, bronşlarda iltihap ve daralma ile zatürre riskinin artması. Hamileler ve emziren anneler için aşı güvenli olarak kabul edilir; ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir ve anne ile bebeği korur. Ayrıca 6 ay üzerindeki tüm çocuklara yıllık aşı önerilir; ilk kez aşılanacak 6 ay-8 yaş arasındaki çocuklara iki doz uygulanır.
İnaktif (ölü) grip aşıları genelde güvenli olup canlı virüs içermediğinden enfeksiyon riski oluşturmaz; ancak bağışıklık yanıtı bazı kişilerde daha zayıf olabilir. Grip aşısının korunma oranı genelde %50-70 aralığında olsa da hastalığın ağır seyrini, hastane yatışını ve mortaliteyi önemli ölçüde azaltır. Aşının olası yan etkileri hafif kas ağrısı, enjeksiyon yerinde hassasiyet ve kısa süreli düşük ateş olarak görülebilir. Şiddetli yumurta alerjisi olanlarda ise dikkatli yaklaşım gereklidir.
İkinci bölümde ise gribe karşı özel risk taşıyan hastalıklar bulunduğu vurgulanır: KOAH ve astım gibi durumlar grip sonrası alevlenmelere yol açabilir ve bu da solunum yetmezliği ile sepsis gibi ciddi komplikasyon risklerini artırabilir. Ancak grip aşısı, grip sonrası gelişebilecek bakteriyel zatürreyi önlemede önemli bir rol oynar ve dörtlü aşı iki A ile iki B influenza suşuna karşı geniş koruma sağlar.
Bu ay içinde aşı yaptırılabilir ifadesiyle, Ekim ve Kasım aylarının aşı için en uygun dönem olduğuna dikkat çekilir. Aşı sonrası bağışıklık yaklaşık iki hafta içinde gelişir ve koruma 6-12 ay sürer. Grip aşısı, COVID ve zatürre aşılarıyla aynı anda ve farklı bölgelerde uygulanabilir; etkileşim bulunmaz. Aile hekimliğinde risk gruplarına ücretsiz uygulanabilirken, diğer kişiler eczanelerden reçeteyle temin edebilir. İnsanlar arasında yayılan bazı mitler arasında “güçlü bağışıklık aşıya ihtiyaç duymaz” veya “aşılarsa bağışıklık tembelleşir” gibi yanlış inanışlar bulunur. Bu tür iddialar bilimsel olarak doğru değildir; aşılar özgül koruma sağlar ve bağışıklığı güçlendirmek amacıyla tasarlanmıştır.