Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplantısı
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, aralık ayında önemli bir toplantı gerçekleştirecek. Milyonlarca çalışan, asgari ücret görüşmelerine odaklanmışken, Hazine eski müsteşarı Dr. Mahfi Eğilmez, asgari ücrette beklenen yüzde 35’lik artışa dikkat çekti. Eğilmez, kendi blogunda yayımladığı yazısında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kasım ayındaki toplantısında faiz oranlarını sabit tutmasının ardından, aralık ayında bir indirime gidebileceğine dair ipuçları sundu.
Eğilmez, Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 21 Kasım’daki toplantısı sonrasında yayımlanan karar metninde, önceki toplantılara göre farklı ifadelerin yer aldığını belirtti. Bu durumun, “Maliye politikasının para politikasıyla eşgüdümünün artmış olmasına yapılan vurgu, belki de PPK karar metninin en önemli parçasıdır” şeklinde yorumladı.
Ekonomik Daralma ve Asgari Ücretin Önemi
Ekonomideki daralma eğilimlerinin belirginleşmesiyle birlikte, sanayicilerin, KOBİ’lerin ve esnafın şikayetleri de artış gösterdi. Eğilmez, reel sektörden gelen açıklamaların kârların azaldığını belirttiğine dikkat çekerek, “Bu nedenle asgari ücretin beklenen enflasyon oranına göre artırılması gerektiğini savunuyor. Eğer bu gerçekleşmezse, işverenler eleman çıkarmak zorunda kalacaklarını ifade ediyorlar” dedi. Ayrıca, asgari ücretliler, emekliler ve diğer ücretlilerin çoğu, aldıkları ücretlerle geçinemediklerini belirtiyor ve ücretlerinin en az geçmiş enflasyon oranı kadar artırılmasını talep ediyor.
Tarih Verdi: Faiz İndirimleri ve Asgari Ücret Artışı
Eğilmez, TCMB’nin aralık ayında faizi iki puan indirerek reel sektörü rahatlatabileceğine dair öngörülerde bulundu. “Hükümete destek olmak amacıyla bu indirimin yapılması, ocak ayında hükümetin asgari ücreti yüzde 35 oranında artırarak emekçilerin tepkisini bir nebze olsun azaltmasına ve böylece sermaye ile emeği asgari müşterekte buluşturmalarına yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.
Enflasyon ve Satın Alma Gücü
Dr. Mahfi Eğilmez, enflasyonun beklendiği gibi düşmediğini vurguladı ve “Baz etkisi ötesinde bir düşüş eğilimi ortaya çıkmadı. Bu durumda, baz etkisi dışında bir düşüş gerçekleşmeden faizin indirilmesi şu aşamada pek doğru görünmüyor” dedi. Enflasyonu bahane ederek ücretlerde ortaya çıkan satın alma gücünün geri kazandırılmamasının da emekçilere kolay açıklanabilecek bir durum olmadığını belirtti. Eğilmez, “Ne var ki, böyle bir artış reel sektörü harekete geçiriyor. Hükümet ise bu iki taraflı baskı arasında sıkışmış durumda” diyerek mevcut ekonomik durumu özetledi.