Meta, kurumsal işleyişi adeta yeniden tasarlamayı hedefleyerek yapay zekayı her düzeye taşıyor. Şirket içindeki bilgi akışını sadeleştirme amacıyla geliştirilen bir yapay zeka asistanı, çalışanların gündelik süreçlerini hızlandırmayı ve karar alma turlarını kısaltmayı amaçlıyor. Bu yeni düzenle, her Meta çalışanına eşlik eden bir yapay zeka ajanının varlığı öngörülüyor ve böylece iletişim katmanı büyük ölçüde azaltılmak isteniyor.
HER ÇALIŞANA BİR YAPAY ZEKA YARDIMCI fikriyle hareket eden Meta, yaklaşık 78 bin kişiye sahip bir yapı içinde soruların farklı departmanlar arasında dolaşmadan doğrudan yanıtlanmasını hedefliyor. Ancak mevcut yapay zeka sistemlerinin zaman zaman hatalı ya da doğrulanmamış bilgi üretebilme potansiyeli nedeniyle ortaya çıkan riskler de dikkatle ele alınıyor.
Bunun bir bedeli olabilir: bazı kaynaklar, önümüzdeki dönemde iş gücünün yaklaşık yüzde 20’sinin azaltılabileceğini işaret ediyor. Böyle bir adım, son yıllarda metaverse yatırımlarının ardından gelen yeniden yapılanma dalgasının bir devamı olarak görülüyor. Bölünmüş yatırım yükünün karşılığını almak için gerekli görülen bu kesintiler, şirketin özellikle Metaverse vizyonuna yaptığı yüksek harcamaların istenen geri dönüşünü bulamamasından kaynaklandığı düşünülebilir.
Meta’nın yapay zekaya yatırımları da dikkat çekici: altyapı ve AI projeleri için yüz milyarlarca dolarlık bütçeler konuşuluyor. Bu büyük ölçekli harcamalar, maliyetleri dengelemek amacıyla personel giderlerinde tasarruf gerektireceği spekülasyonunu güçlendiriyor. Tüm bu gelişmeler, yapay zeka ile yöneticilik arasındaki çizgiyi yeniden çiziyor: Yapay zeka, iş süreçlerini kolaylaştıran bir araç mı, yoksa çalışanların yerini alan bir yapı mı? Zuckerberg’in AI CEO vizyonu şu aşamada deneysel bir adım olarak değerlendiriliyor; ancak büyük oyuncular arasında gelecekte yönetim modellerinin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları sunuyor.
