Güney Afrika’nın üç ayrı arkeolojik alanından elde edilen yaklaşık 60 bin yıl öncesine ait 112 devekuşu yumurtası kabuğu parçası, bilim insanlarının dikkatini çekti. Üzerlerindeki çizimlerin rasgele olmadığını, son derece düzenli ve tekrarlı bir mekansal plana göre oluştugunu ortaya koyan bir çalışma yürütüldü.
Uzun zamandır süren tartışmalara yeni bir bakış açısı getiren bu bulgular, kabuklarda görülen paralel çizgiler, ızgara benzeri dizilimler ve simetrik motifler sayesinde, işaretlerin plansız ya da rastgele olmadığını gösteriyor. Bologna Üniversitesi’nden tarihçi Silvia Ferrara, “Bu insanlar yalnızca çizgi çizmiyordu; çizgileri belli kurallara göre organize ediyordu. Burada ciddi bir görsel ve mekansal planlama var” sözleriyle bulguları özetledi.
60 BİN YILLIK ÇİZİM — Önceden arkeoloji dünyasında kabukların farklı amaçlarla kullanıldığı biliniyor olsa da, bu çalışmada odak noktası çizimlerin soyutlama ve geometrik düşünme kapasitesi. 2020 yılında Michigan Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada boncuk olarak kullanılabilecek örnekler öne sürülmüştü; fakat bu yeni inceleme, zihinsel tasarımın açık kanıtlarını aralıyor.
Yeni analizde ekip, desenlerdeki açıları, tekrarlı motifleri ve elmas biçimli şekilleri ayrıntılı biçimde inceledi. Bulgular, kabuk yüzeyindeki motiflerin %80’den fazlasının tutarlı bir mekansal düzen gösterdiğini ortaya koyuyor. Basit çizimler dik açılar ve paralel hatlarla sınırlı kalırken, daha karmaşık desenler döndürme, kaydırma ve tekrarlama gibi ileri geometrik kavramları içeriyor.
Ferrara’ya göre bu durum, insanların bir şekli “düşünmeden” oluşturmaktan ziyade, zihinsel bir tasarım süreciyle şekillendirdiğini gösteriyor. Yani sadece tekrarlanan işaretler yok; bilinçli bir görsel planlamanın izleri söz konusu.
Araştırmacılar, bu bulguların soyut düşüncenin ortaya çıkışına dair önemli ipuçları sunduğunu ifade ederken, desenlerin tam anlamıyla neyi ifade ettiği konusunda net bir yargıya varmak için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyorlar.
