Giderek daha çok kullanıcıya ulaşan dev sosyal medya platformlarının veri depoları, mahremiyet ve casusluk tartışmalarını her gün biraz daha karmaşık bir hale getiriyor. Teknoloji devi Google’ın sesli asistanlarının çevresel konuşmaları dinlediği ve bu kayıtları reklam amaçlı kullandığı iddiaları, uzun süren davaların ve milyar dolarlık uzlaşmaların zeminini oluşturdu. Reuters’a göre Google, yasal riskleri azaltmak adına 68 milyon dolarlık uzlaşma bedeli ödemeyi kabul etti.
Bir diğer büyük oyuncu olan Meta ve WhatsApp ise mesajların nasıl saklandığı ve analiz edildiği konusunda tartışmaların odak noktası oldu. ABD’de açılan davalarda karşı taraf, “WhatsApp Uçtan Uca Şifreleme” sisteminin gerçeği yansıtmadığı ve kullanıcı mahremiyetinin ihlal edildiği yönünde iddialarda bulundu. Bu süreç, kullanıcı verilerinin şirket içi sürgünleriyle açığa çıkardığı haberlerle birlikte geniş yankı buldu.
Edward Snowden’ın ortaya çıkardığı belgeler ise devlet-sosyal medya ilişkisini global bir boyuta taşıdı. Belçika’da ABD hükümetinin dünya çapında bir gözetleme altyapısı kurduğu, NSA’nın büyük teknoloji şirketlerinin sunucularına doğrudan erişim sağlayabildiği yönünde kanıtlar ortaya çıktı; e-postalar, sohbet geçmişleri ve dosyalar bu ağın parçasıydı.
Facebook’a ise geçmişte verilen bir ceza, gizlilik ihlallerinin boyutunu gözler önüne serdi. 2018’de patlak veren Cambridge Analytica skandalında, yaklaşık 87 milyon kişinin verileri sızdırıldı ve bu veriler, kullanıcı psikolojisini hedefleyen kampanyalar için kullanıldı. Sonuç olarak Facebook’a 5 milyar dolar cezai yaptırım uygulandı ve bu, bir teknoloji şirketine verilen en yüksek gizlilik ihlali cezası olarak kayıtlara geçti.
Bir başka basın alışkanlığı olan “Twitter Dosyaları”, Elon Musk’ın platformu devralmasından sonra yürütülen içerik ve iç yazışmaların ifşalarıyla gündeme geldi. X olarak bilinen bu platformda, hükümetle yapılan görünen gizli anlaşmalar ve kullanıcıların görünürlüğünün nasıl filtrelendiği, bağımsız gazeteciler tarafından ortaya kondu. Görünürlük filtrelemesi adı verilen bir mekanizma sayesinde, resmi söylemin çeliştiği hesapların paylaşımlarının kullanıcı akışında görünürlüğünün azaltıldığı belgelendi.
