ABD’de görülen sosyal medya bağımlılığı davası, Meta’nın kurucusu Mark Zuckerberg’in jüri karşısına çıkmasıyla yeniden gündeme gelirken, şirketin amacı üzerine süregelen tartışmaları aydınlatıyor. Mahkeme salonunda ifade veren Zuckerberg, Meta’nın asıl hedefinin kullanıcıları ekrana hapsetmek olmadığını, uygulamaların gerçekten faydalı olmasını sağlamak olduğunu savundu. İçerikte geçen bir kurumsal belgeye göre etkileşimi artırmanın hedefler arasında olduğundan bahsedilmesi, savunmanın karşısında konuşlandı. Zuckerberg ise bu görüşlere karşı çıkarak, platformları artık kullanışlılık odaklı bir yola sürüklediklerini belirtti: “Bir şey değerliyse, insanlar doğal olarak daha sık kullanır.”
SOSYAL MEDYA DAVASI NASIL BAŞLADI Dava, Kaliforniya’da genç bir kadının başvurusu ile başladı ve şu anda 20 yaşında olan davacı, çocukluk çağında Instagram başta olmak üzere YouTube, Snapchat ve TikTok gibi platformların bağımlılık yapıcı yönlerinden zarar gördüğünü ileri sürüyor. Taraflar arasındaki uzlaşma süreci başlamadan önce TikTok ve Snap, mahkeme öncesi bir uzlaşmaya gitmişti. Zuckerberg’in duruşmadaki sözleri, geçmişteki bazı açıklamalarıyla da örtüştü ve The Joe Rogan Experience programında yaptığı konuşmalar bunlardan bazılarıydı.
Hakim, duruşma sırasında izleyicilere yapay zekâ destekli gözlüklerle kayıt yapmamaları konusunda uyarıda bulundu. Netlik kazanmayan kayıtlar ve mahkeme salonundaki güvenlik endişeleri, hukuk muhabiri Meghann Cuniff tarafından da yakından izleniyor; jüri üyelerinin gizli kayıtları veya yüz tanıma teknolojileriyle izlenme olasılığı endişe konusu oldu.
META İÇİN KRİTİK DAVA Davanın Los Angeles’taki konumu ve Meta için yalnızca Zuckerberg’in nadir görülen mahkeme katılımı değildir. Şirketin çocuklara zarar verdiği iddialarıyla benzer çok sayıda dosya daha var ve bu dava, emsal oluşturma potansiyeli taşıyor. Ayrıca New Mexico’da süren ayrı bir dava da Meta avukatlarının sosyal medyanın gerçek bir bağımlılık olarak değerlendirilmesine karşı çıktığını gösteriyor; burada Instagram yöneticisi Adam Mosseri, platformun klinik olarak bağımlılık yaratan bir yapıya sahip olmadığını savunmuştu. Uzmanlar bu sürecin teknoloji devlerinin genç kullanıcılar üzerindeki etkilerini anlamak ve gelecekteki davalara yön vermek açısından kritik olacağını belirtiyorlar.
