Şubat sonlarında başlayan geniş çaplı kesinti, İran’da dijital yaşamı adeta dondurdu. NetBlocks’ın verileri, İstanbul üzerinden başlayan ağ hareketliliğinin bile aniden durduğunu gösteriyor; 28 Şubat’tan itibaren kaydedilen düşüş, neredeyse tüm trafiği etkiledi ve 11 Nisan itibarıyla yalnızca küçük bir yüzdelik dilim kaldı. Türkiye sınırlarının ötesinde bile hissedilen bu olay, küresel ölçekte uzun süreli bir dijital karartma olarak kayda geçti.
İran’da Şubat sonundan bu yana süren geniş çaplı kesinti, dijital dünyanın sınırlarını zorladı. NetBlocks’ın paylaşımlarına göre trafik, 28 Şubat’tan itibaren kritik seviyelere geriledi ve 11 Nisan itibarıyla normal seviyelerin yalnızca bir yüzdesine ulaştı. Cloudflare Radar’ın verileri, bu çarpıcı düşüşü doğrulayarak, sabah saatlerinde HTTP trafiğinde düşüşün yüzde 98’e vardığını gösterdi.
İran hükümeti, tüm ağın National Information Network üzerinden yönlendirildiğini savunuyor. Böylece kullanıcılar sadece onaylı sitelere erişebiliyor ve küresel internetten izole bir yapı kurulmuş oluyor. Başkentin yanı sıra diğer büyük şehirlerde de veri akışı neredeyse tamamen durdu.
Destekleyici açıklamalar, alternatif bağlantı politikalarına rağmen dışarıya açılmanın engellendiğini gösteriyor. Starlink gibi çözümler için yapılan girişimler, sivil savunma seviyesinde sinyal karıştırma teknolojileriyle karşılaştı ve bu cihazları bulundurmanın ciddi cezalarla sonuçlanabileceği yönünde endişeler yükseldi.
Ekonomik etkiler, yeni kesintiyle birlikte büyüyor. Ocak ayında 35 milyon dolar olarak hesaplanan günlük zararların, bu uzun dönemde katlandığı düşünülüyor. Bununla birlikte, uluslararası insan hakları kuruluşları duruma sert eleştiriler yöneltirken, İran yönetimine internet erişimini hızla restore etme çağrıları yapılıyor.
Bu süreç, internetin sadece bilgi alışverişi için değil, kriz anlarında hayati bir altyapı olarak nasıl kritik bir rol oynadığını gösteriyor ve küresel dijital haklar tartışmasını yeniden alevlendiriyor.
