Türkiye, dijital medya dünyasını yeni bir yasal çerçeveyle şekillendirmeye hazırlanıyor. Küresel devlerin içerik üzerinden elde ettikleri milyar liralık kazançlar karşısında, yerli üretim ve istihdam konularındaki eksiklikler ile içerik üreticilerine adil pay sunulması gerekliliği, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nun taslağıyla yeniden gündeme geliyor. Komisyon Başkanı Nazım Elmas, dijitalleşmenin ekonomik olduğu kadar toplumsal riskler taşıdığını vurgulayarak gençliğin bu yeni dönemde hangi yol ayrımında olduğunu açıkladı.
GENÇLER DİJİTAL DÜNYANIN ESİRİ OLDU değerlendirmesinde, gençlerin dijitalleşmenin getirdiği bağımlılıkla mücadele etmesi gerektiğini belirten Elmas, “Gençler, dijital dünya mı yoksa insani dünya mı diye bir tercih yapmak zorunda,” dedi. Bireyden devlete uzanan bir seferberlik çağrısı yapan Elmas, anaokulundan üniversiteye kadar dijital bilincin kazandırılmasının zorunlu olduğunu kaydet.
MİLLİ PLATFORMLAR VE HIZLI AKSİYON UYARISI başlığını taşıyan bölümde Türkiye’nin dijital dünyadaki pasif konumdan çıkıp aktif bir aktör haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Elmas, dışa bağımlılığı azaltacak milli adımların önemine değindi. “Saatlerce yabancı platformlar üzerinde kaybetmek yerine, milli platformlar ve programlarla dijital dünyada hükümranlık kurabiliriz. Siyasi ayrım gözetmeksizin hızlı ve kararlı adımlar atmalıyız.”
İÇERİK ÜRETİCİLERİ NASIL ÖDEME ALACAK? sorusu taslağın bir diğer kilit noktası. Elmas, üreticilerin haklarını savunmanın gerekliliğini şu sözlerle özetledi: “İnsanların ilgisini çeken içeriklerin karşılığını almak için adil bir mekanizma kurmalıyız. Platformlar ve servis sağlayıcıları içerikten milyarlarca kazansa da emekçiler hak ettiklerini alamıyorlar.” Bu mağduriyeti gidermek amacıyla yapay zeka destekli bir takip sistemi inşa edilecek. İlk yayınlanan haber veya içerik kimin tarafından hangi kanalda yayımlandığını saptayacak ve kullanıcılar ile platformlar arasındaki trafik akışı adım adım izlenecek. Ayrıca içerik üreticileri, bireysel veya meslek birlikleriyle platformlarla günlük, haftalık ya da yıllık telif sözleşmeleri imzalayabilecek; telif ücretleri, tıklanma verileri ve belirlenen kriterler üzerinden şeffaf bir şekilde hesaplanacak.
DİJİTAL TELİF KURULU DENETLEYECEK başlığıyla açıklanan planda, uygulamayı denetlemek üzere Dijital Telif Kurulu kurulacak. Rekabet Kurumu, SPK ve Basın İlan Kurumu gibi kurumların temsilcilerinden oluşacak kurul, platformlar ile üreticilerin arasındaki anlaşmazlıklarda hakem görevi görecek. Akredite yazılım sistemi üzerinden tıklanma oranları ve ödeme süreçleri şeffaf biçimde izlenecek.
Taslak, yükümlülükleri yerine getirmeyen hem ulusal hem de uluslararası platformlar için cezai yaptırımları kademeli olarak ağırlaştırmayı öngörüyor. Haksızlık veya sözleşme ihlali durumunda yüksek para cezaları, vergi yaptırımları ve rekabet ihlallerine yönelik ek tedbirler uygulanabilecek; ayrıca ihlalin ağırlığına göre faaliyet izinleri ve lisanslar da iptal edilebilir.
Bu adımla Türkiye, milyarlarca liralık dijital gelir kayıplarını azaltmayı ve içerik üreticilerinin haklarını küresel platformlara karşı güvence altına almayı hedefliyor. “SESSİZ BİR İŞGAL GERÇEKLEŞİYOR” ifadesiyle CNN Türk’e konuşan Ali Murat Kırık, yabancı platformların Türkiye’deki faaliyetlerini eleştirdi. Platformların denetimsizliğine vurgu yapan Kırık, bunun yeni bir saldırı alanı olduğunu ifade etti. Uzmanlar ise yabancı dijital platformların uzun süredir bölgelerde sessiz bir “işgal” halinde olduğunu, Türkiye’ye yatırım yapmadıklarını ve istihdam sağlamadıklarını belirtiyor; elde ettikleri milyarlarca doları ülkelerine götürdüklerini savunuyorlar.
