Lynx (Vaşak) takımyıldızı yönünde yaklaşık 116 ışık yılı uzaklıkta bulunan LHS 1903, adeta bir gezegen bilimi efsanesini andırıyor. Buradaki sistem, dört farklı ötegezegenle çevrili ve CHEOPS uydusunun sağladığı veriler, en içteki gezegenin kayalık olduğuna, onu izleyen iki gaz gezegenine ve en dıştaki kayalık dünyaya kadar uzanan şaşırtıcı bir anda detayı gösteriyor.
Geleneksel modelin sınırlarını zorluyor: Güneş Sistemi’nde kayalık gezegenler içerde, gaz devleri dışarda yer alır düşüncesi, LHS 1903’te tamamen tersten işliyor. Burada gaz devlerinin öylesine merkezden dışa doğru dizildiği bir kalıp yok; tam aksine içte ve dışta kayalıklar arasındaki boşluklar, gezegenlerin oluşum sırasını yeni sorulara götürüyor.
Çalışmanın öne sürdüğü senaryoda gezegenler aynı anda oluşmuyor; aralıklarla ve ardışık olarak şekilleniyorlar. En dıştaki kayalık gezegen, gaz devlerinin tükenmiş olduğu bir evrede doğmuş olabilir ve bu, gezegen oluşumu konusunda hâlâ çözülemeyen bir düğüm olarak kalıyor. Bu görünüm, sekiz yıllık bir gözlemden çok daha fazlasını anlatıyor ve bize evrenin çeşitliliğini bir kez daha hatırlatıyor.
İçten dışa doğru değil, dıştan içe oluşan bu sistem, bilim insanlarını gezegen oluşum modellerinin sınırlarını yeniden düşünmeye çağırıyor. ESA araştırmacıları Isabel Rebollido ve Maximilian Günther, LHS 1903’ün sıradışı yapısının, Güneş Sistemi’nden bağımsız olarak evrenin değişkenliğini ortaya koyduğunu vurguluyorlar.
Thomas Wilson’un liderliğindeki ekip, LHS 1903’ün nasıl bu noktaya geldiğini anlamak için şu anda farklı ihtimalleri değerlendiriyor: gezegen yer değiştirmeleri veya büyük çarpışmalar gibi klasik senaryolar şimdilik reddediliyor; veriler, gezegenlerin zaman içinde ardışık olarak oluştuğunu işaret ediyor. Bu durum, gezegen oluşum kuramlarının güncellenmesini gerektirecek kadar güçlü bir bulgu olarak öne çıkıyor.
