Amerika’da yaşayan bir akvaryum çalışanı, 3D yazıcıları kullanarak hareket yeteneğini kaybetmiş bir kutu kaplumbağasına umut veren bir sandalye tasarladı. Moses adı verilen bu kaplumbağasının arka bacaklarını kaybetmesi, onun günlük yaşamında zorlanmasına yol açsa da devrim niteliğinde bir çözümle yeniden hareket edebiliyor.
İlk tasarım, kaplumbağanın kabuğuna bağlanan bir kemer sistemiyle sabitlenen iki adet tekerlekten oluşuyordu ve bu basit yapı, küçük bir oyuncak kamyonun arkasını andırıyordu. Zamanla, jawscritters kullanıcı adıyla bilinen akvaryum görevlisi, topluluk geri bildirimleriyle birlikte tasarımı iyileştirdi. Tekerlekler inceltildi, akslar kısaldı ve alt kısma daha iyi tutuş sağlayan oluklar ekledi. Böylece Moses, kısıtlı alanlarda daha rahat dönebilirdi. Ancak bazı denemeler beklentileri karşılamadı; özellikle ön tampon denemesi, hareketi zorlaştırdığı için geri çekildi.
Sonuçta ortaya çıkan güncel tasarım, kaplumbağanın hareketliliğini önemli ölçüde artırdı ve bu süreci, tasarım dosyalarını internet üzerinden paylaşarak herkese yeni imkanlar sunmaya olanak tanıdı. Bu sayede 3D yazıcı sahipleri, benzer sorunlar yaşayan hayvanlara yardımcı olabiliyorlar.
KAPLUMBAĞALAR İÇİN YENİ BİR YOL DEĞİL Bu alanda daha önce de etkileyici çözümler üretildi. 2018’de Maryland Hayvanat Bahçesi’nde veterinerler, kabuğunda kırıklar bulunan bir kaplumbağa için LEGO parçalarından yapılmış bir tekerlekli sandalye tasarlamıştı. Kaplumbağanın yere temasını engellerken hareketine de olanak sağlamış, iyileştikten sonra serbestliğe kavuşmuştu. 2019’da LSU Veterinerlik bölümü öğrencileri de arka bacaklarını yitirmiş bir kaplumbağa için LEGO’dan oluşan bir tekerlekli mekânizma geliştirdi. Günümüzde 3D baskı teknolojisinin yaygınlaşmasıyla bu çözümler daha hızlı ve erişilebilir hâle geldi. 2024 yılında gönüllüler, yaşlı bir kaplumbağa olan Charlotte için özel bir destek aparatı üretti ve yüzme kabiliyetini önemli ölçüde geliştirdi.
Günümüzde 3D yazıcılar daha ucuz ve ulaşılabilir hâle geldiğinden, ev kullanıcıları da kendi çözümlerini üretme yolunda ilerliyor. Tasarım süreçleri yalnızca teknik becerilere değil, aynı zamanda topluluk desteğine ve yaratıcılığa da bağlı. Böylece her bir proje, hayvanlara yardım eli uzatmanın ötesinde, toplumu bir araya getiriyor ve ortak bir amaç için çalışmanın gücünü gösteriyor.
