Yerli metal sahnesinin simgesi haline gelen Pentagram’in uzun soluklu yolculuğu, kırk yıllık bir zemin üzerinde yükselmiş bir istikrarın ifadesi olarak karşımıza çıkıyor. Akmar pasajının karanlığından Avrupa sahnelerinin sisli ışıklarına uzanan bu serüven, gençliğin siyah tişörtlerle başlayan ritmini, olgunlukla gelen dönüştürücü bir güce dönüştürdü. Özellikle 2002 tarihli altıncı albüm “Bir” ile Türkçe sözlerle yeni bir dil inşa eden grup, hem müzikal hem de lirik yönden köklü bir dönüşümün işaretlerini taşıdı. Bu albüm, sadece bir kayıt değildir; aynı zamanda Türk tasavvuf düşüncesinin ve halk şairlerinin derin kavrayışını heavy metalin ritmiyle buluşturan bir dönüm noktasıdır. Aşık Dertli’den “Şeytan Bunun Neresinde” ile Aşık Veysel’in “Bu Alemi Gören Sensin” uyarlamaları, albümün imza parçaları arasına girerek yerli metal sahnesinin kırılma noktalarını belirledi. Sözlerle birlikte müziğin de yeniden biçimlendiğini gösteren bu çalışma, plak formatında ilk kez çift taraflı posterli ve 180 gramlık özel bir baskı ile gün yüzüne çıktı.
Bilal Karaman ise Manouche a La Turca serisini yeniden yorumlayarak Türk tınılarını gypsy jazz ile buluşturuyor. İlk kez 2011’de “Bahane” ile adını duyduğumuz bu gitarist, Osmanlı ve Anadolu ezgilerini, Fransız-Çingene kökenli Manouche geleneği ile harmanlayarak özgün bir köprü kuruyor. 2019’daki serinin ikinci bölümünün ardından “Manouche a La Turca Vol 3” dijital platformlarda yeniden hayat bulurken, Karaman’ın yorumu bu geleneksel motifleri çağdaş bir estetikle zenginleştiriyor.
Bu seri, ülkenin müzikal tarihinin çok katmanlı yapısına dair derin bir farkındalık yaratıyor; nikriz longa ve nihavent longa, nihavent sirto gibi teknik zorlukları içeren parçalar, çingene cazı ile ustaca birleşiyor. Kaan Tangöze’nin “Bekle Dedi Gitti”, Hüseyin Yalın’ın “Keşke” ve Atahualpa Yupanqui’nin “Los Ejes De Mi Carreta”sı gibi eserlerin yeniden yorumlandığı bu çalışma, özgün besteler ile geleneksel motiflerin iç içe geçtiği yaratıcı bir üretim alanını işaret ediyor.
