Görüntüleme hizmetlerine olan erişimin giderek karmaşıklaştığını söyleyen uzmanlar ve hastalar, ultrason ile BT ve MR tetkiklerinin okunması konusunda karşılaşılan sorunları paylaşıyor. Yetkililerden alınan sözler ve hastaların deneyimlerinden derlenen bu değerlendirme, randevu ve okuma süreçlerindeki sıkıntıları gün yüzüne çıkarıyor.
“Son zamanlarda ultrasonografi için uzun tetkik randevuları gündemde. Ancak BT ve MR’da da benzer sorunlar yaşanıyor. Bu tetkiklerin dışarıdan hizmet alınması nedeniyle, çekilen filmlerin hangi hekim tarafından okunacağını ve raporunu hangi doktorla paylaşacağını bilmek zorlaşıyor.” diyen uzmanlar, filmleri okuyan doktorların hastanın klinik durumu hakkında bilgi sahibi olmaması sorununu da işaret ediyorlar. Hastanın, tetkiki isteyen doktoruna ulaşamaması; sonuçlarıyla ilgili net soru sormalarının engellenmesi ise dikkat çekici bir çelişki olarak vurgulanıyor. Bu durum, BT ve MR sonuçlarında ciddi hatalar ve eksikliklerle karşılaşılmasına yol açıyor.
Bursa Tabip Odası’nın 247 hekimle yürüttüğü çalışmada, katılımcıların %83’ünün son bir yıl içinde hatalı BT veya MR sonucuyla karşılaştığını aktardığı belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın hekimlerin bir günde muayene etmesi gereken hasta sayısını artırması, muayene sürelerini kısaltmaya yönelirken hekimlerin ikinci bir seçenek olarak görüntülemeye daha çok başvurmasını tetiklediğini söyleyen Ertuğrul Oruç, bu davranışın tıp literatüründe “defansif tıp” olarak adlandırıldığını belirtiyor.
Defansif tıbbı besleyen bir başka önemli unsur ise malpraktis davalarıdır. Bu baskı altında birçok hekim, güvence amacıyla başka tetkiklerin yanı sıra radyolojik görüntülemeleri de isteme eğilimi gösteriyor.
‘ÇARESİZLİĞE DÖNÜŞTÜ’ diyen N.S.K., uzun süredir mide sorunları nedeniyle devlet hastanesinde teşhis konulması için gerekli tüm tetkiklerin yapılması talebiyle başvurduğunu; ancak ocak ayı yeni bitmişken hastanenin 5 Nisan’a kadar randevu verebileceğini söylediğini aktarıyor. Hastalığın seyrini bilmeden bu kadar uzun süre beklemenin sağlık açısından risk oluşturduğunu belirten N.S.K., sonuç olarak ücretsiz olarak sunulduğu iddia edilen kamu sağlık hizmetinden faydalanamadığı için özel merkezlerin yolunu tuttuğunu ve bu borcu ödeyemeyenin tedaviye ulaşmasının zorlaştığını ifade ediyor.
