Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde hastalığın yeniden alevlenebileceğini ifade eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, erken tanının bulaşıcılığı azaltmada ve tedavi başarısını artırmada kritik olduğunu belirtti. VEREM YAVAŞ BAŞLAR, SESSİZCE İLERLER sloganıyla dikkat çeken açıklamalarda, tüberkülozun bakteri adı verilen mikroorganizmadan kaynaklandığını söyledi. Hastalığın çoğu kez çok yavaş başladığını ve haftalar ya da aylar boyunca ilerleyebileceğini vurgulayan yetkili, zamanla akciğerde kalıcı hasarlara yol açabildiğini ve tedavi edilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurabileceğini sözlerine ekledi.
Kapalı alanlarda ve uzun temas süresi olan ortamlarda bulaşma riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akkoyunlu, %95’lik bir grup bağışıklık sistemi sayesinde hastalığı baskılarken, %5’lik bir kısımda ise hastalık aktifleşip bulaştırıcılık başlayabilir dedi. Aktif durumdaki hastaların hem kendisi hem de çevresi için ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti.
TÜRKİYE’DE KONTROL ALTINDA AMA DİKKATLİ OLUNMALI – Son yıllarda bağışıklık baskılayıcı tedavilerin ve bazı kronik hastalıkların etkisiyle tüberküloz vakalarında yeniden artış gözlendiğini ifade eden Akkoyunlu, tüberkülozun bir ülkenin sağlık sistemiyle yakından ilişkili olduğuna işaret etti. Sağlık sistemi güçlü ve düzenli çalıştığı ülkelerde tüberküloz neredeyse tamamen kontrol altında tutulmuştur. Türkiye de bu ülkeler arasındadır. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilere olan talebin artması nedeniyle dikkatli olmak zorundayız dedi.
TEDAVİ MÜMKÜN, TAKİP ŞART – Türkiye’de tedavinin genellikle 6 ila 9 ay sürdüğünü belirten Prof. Dr. Akkoyunlu, Tedavi düzenli ve eksiksiz uygulanırsa hastaların çoğu tamamen iyileşir. Ancak tedavi yarım kalırsa dirençli tüberküloz gelişebilir; bu da çok daha uzun ve zorlu bir süreç demektir. Uzun öksürük, balgamda kan ve açıklanamayan kilo kaybı, erken belirtiler arasında sayılır. Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmez; tüberküloz da bu belirtilerle karşımıza çıkabilir. Bu nedenle erken dönemde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bağışıklığı baskılanmış kişilerde hastalığın tekrar ortaya çıkabileceğini belirtirken, erken tanının bulaşmayı önlediğini ve tedavi başarısını artırdığını vurguluyor. VEREM YAVAŞ BAŞLAR, SESSİZCE İLERLER ifadesiyle hastalığın genelde yavaş ilerlediğini hatırlatan Prof. Dr. Akkoyunlu, başlarda belirgin semptomlar olmayabildiğini ve bu yüzden zamanında müdahalenin önemini dile getirdi.
Kapalı alanlarda uzun süreli temasın bulaşma riskini artırdığına dikkat çeken hekim, bağışıklık sistemi çoğunlukla hastalığı kontrol altında tutmasına rağmen yaklaşık %5’lik bir grupta hastalık aktifleşebilir uyarısında bulundu. Aktif hastalık ise hem birey için hem de toplum için ciddi risk oluşturmaktadır.
Türkiye’de Kontrol, Ancak Dikkat Gerekir – Son yıllarda tedaviye bağlı yan etkiler ve kronik hastalıklar nedeniyle tüberküloz vakalarında artış görülebileceğini söyleyen uzmanlar, ülkenin sağlık sistemi gücünün bu hastalığı önemli ölçüde kontrol altında tuttuğunu belirtiyor. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilerin yaygınlaşması karşısında dikkatli olunması şart denildi.
Tedavi ve Izleme Zorunlu – Türkiye’de tipik tedavi süresi 6-9 ay olarak ifade ediliyor. İyi uygulanan tedaviyle çoğu kişi iyileşir. Ancak tedavi yarım kalırsa dirençli tüberküloz gelişebilir ve bu durumda tedavi süreci uzar. Erken dönemde uzun öksürük, balgamda kan ve kilo kaybı gibi belirtiler görülebilir; bu belirtiler her zaman kanser göstergesi değildir; tüberküloz da bu tabloya eşlik edebilir. Bu yüzden acil bir uzmana başvuru önemlidir.
