Duygularımızla Alışveriş: İhtiyaç Olmadan İçsel Sıkıntıyı Doldurma Trendinin Kıskacında

Haber Dönüşüm Logo

Kişinin alışveriş davranışı üzerinde kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkan kompulsif alışveriş bozukluğu, duygusal boşlukları doldurma amacı taşıyan bir davranışsal bağımlılıktır. İhtiyaç dışı harcamalar, pişmanlık duygusu, borçlanma ve sosyal ilişkilerdeki bozulmalar bu durumun belirgin göstergeleri arasında yer alır. Özellikle genç kadınlar arasında yaygınlığı dikkat çekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre toplumun yaklaşık %7’sinde kompulsif alışveriş davranışı görülmektedir. Klinik düzeye ulaşmayan, ancak kontrol kaybı yaşayan bireyleri kapsayan durumlarda bu oran %30’a kadar çıkabilir. Türkiye’de bu konuda geniş kapsamlı bir araştırma bulunmamakla birlikte uzmanlar benzer bir yaygınlık düzeyine işaret etmektedir. Riski yüksek olan grup ise 18–30 yaş arası genç kadınlardır.

Bir uzman görüşüne göre, kompulsif alışveriş dürtüsel alışverişten farklı olarak içsel sıkıntıyı bastırmaya yönelik planlı bir eylem olarak tanımlanır. Dürtüsel alışverişte ani haz arayışı öne çıkarken, kompulsif alışverişte stres, huzursuzluk ve olumsuz duygularla başa çıkma çabası belirleyici olur. Alışveriş bağımlılığı ise bu iki davranışın bir dönüştüğü döngüyü ifade eder. Kişi kısa süreli rahatlama yaşasa da sonrasında suçluluk ve pişmanlık duyguları başlar.

TÜKETİMİ KÖRÜKLEYEN DİJİTAL DİNAMİKLER başlığı altında ise dijital pazarlama stratejilerinin kompulsif alışverişi tetikleyebilecek dışsal etkenler arasında en güçlülerden olduğu vurgulanır. Ünlülerin ve influencerların tüketim alışkanlıkları, gençler üzerinde rol model etkisi yaratır. Beğeni kazanmak için yapılan paylaşımlar da bu davranışı pekiştirebiliyor.

Exit mobile version