Hipertansiyon, çoğu zaman belirti göstermeden ilerleyen ve kontrol altına alınmazsa organlarda geri dönüşü zor hasarlara yol açabilen bir durumdur. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Memet Genç, tansiyonun bazı hastalarda fark edilmeden ilerleyebileceğini, hatta aort damarını tehdit edecek kadar tehlikeli olabileceğini vurguluyor.
“Hipertansiyon gizli seyreder” ifadesiyle, çoğu hastada baş ağrısı veya baş dönmesi gibi klasik şikayetlerin her zaman görülmediğini belirten Dr. Genç, hastaların farklı şikâyetlerle doktora başvurduğunda bile tansiyonlarının yüksek olduğunu anladıklarını dile getiriyor. Bu durum, tedavi edilmediğinde kalp ve beyin dahil pek çok organı etkileyebilir.
Yüksek tansiyonun kalp duvarında kalınlaşma, kapakçık yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açabileceğini hatırlatan hekim, aort anevrizması ve bu tablo ilerlediğinde aort diseksiyonu riskinin arttığını belirtiyor. “Bu tablo çoğu zaman hayati tehlike doğurur,” diyen Dr. Genç, tansiyonu kontrol altına almanın hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Hastanın yaşam tarzını değiştirmesiyle başlayacak bir tedavinin başarıyı yükselttiğini ifade eden Dr. Genç, kişiye özgü tedavi planı gerektiğini söylüyor. Bazı hastalar yalnızca tuz kısıtlaması ve dengeli bir diyetle normale dönerken, bazıları için medikal tedavi şart olabilir. Tanı ve takibin ise EKO, EKG, aort çapı ölçümü, böbrek fonksiyon testleri ve 24 saatlik tansiyon holter takibi gibi yöntemlerle sağlandığını belirtiyor.
Hipertansiyonun doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilir bir durum olduğuna vurgu yapan Dr. Genç, düzenli takip, uygun tedavi ve yaşam biçimi değişiklikleriyle hastaların normal ve kaliteli bir yaşama geri dönebildiğini ifade ediyor. “Erken teşhis hayat kurtarır” sözleriyle sözlerini sonlandırıyor.
