Günlük ya da haftalık olarak ev kiralama hizmeti sunanların sayısı hızla artarken, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararının ardından süreçler yeniden şekillendi. Yüksek Mahkeme, ek hizmet sunulmayan kira işlemlerinin ticari kazanç sayılmaması gerektiğini belirtti ve bu durumda geçici vergi, KDV ve konaklama vergisinin uygulanmaması gerektiğini vurguladı. Bu karar sonrası mülk sahipleri, vergi cezalarının iadesi için yargıya başvurdu; ancak mahkeme süreci tamamlanmadan sonuç almak mümkün görünmüyor. Hüküm şu an için sadece yürütmenin durdurulması niteliğinde olduğundan, nihai çözüm için Danıştay’ın esas kararı bekleniyor.
Vergi otoriteleri ise 24 Ocak 2025 tarihli Genel Yazı ile günlük kira faaliyetlerini ticari bir kazanç olarak değerlendirme yönünde ilerledi. Bu kapsamda turizm amaçlı konut izni belgesi alan konut sahiplerinin kazançları KDV’ye tabi tutuldu ve vergisel yükümlülükler yeniden yapılandırıldı. Ancak Danıştay’ın kararının ardından vergi uygulamaları üzerinde görülen değişim, süreci belirsizliğe taşıdı. İdari yaptırımların uygulanması ve geçmişe dönük vergi tarhiyatları konusundaki tartışmalar sürüyor.
Günlük kiralık konutların fiyat skalası gündemdeki diğer bir başlık olarak öne çıkıyor. Piyasada günlük kira ücretleri 1.000 TL bandından başlayıp 70.000 TL’ye kadar çıkabiliyor; bazı platformlarda 6.500’ü aşan konut sayısı da kayda geçiyor. Danıştay’ın kararına bağlı olarak, turizm amaçlı konut belgeli ve belgeli olmayan kiralamaların uygulanabilirliği değişebiliyor. Belgeli konutlar 30 günden daha kısa süreli kiralanabiliyorken, 30 gün ve daha uzun süreli kiralamalarda ise belgenin varlığı önemli rol oynuyor. Belgeye sahip olanlar için esneklik söz konusu olsa da, belgesi olmayanlar için cezai yaptırımlar gündeme gelebilir.
Uzmanlar, Danıştay’ın kararının kesin hüküm taşımadığını ve esas kararın beklenmesi gerektiğini vurguluyorlar. Bu süreçte turizm amaçlı kısa süreli kiralamaların vergilendirilmesine ilişkin tartışmalar devam ederken, beyan ve iade süreçleri için başvurular hız kazanıyor. Belge sahibi olup olmamanın yanı sıra, kira gelirlerinin beyan edilmesi ve gerekiyorsa iade talepleri için uzun vadeli planlama önem kazanıyor.
Sonuç olarak, yürütmenin durdurulması kararının geçici bir koruma sağladığı, fakat kesin sonuç için Danıştay’ın esas kararını beklemek gerektiği ifade ediliyor. Bu süreçte, kira gelirlerinin beyan edilmesi ve vergi cezalarının iadesi için açılan davaların sayısı artıyor; ancak nihai karar gelene kadar maliyet ve zaman kaybı yaşanmaması adına dikkatli adımlar atılması gerekiyor.
