Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği baskısını yeniden hissettirdi. ABD’nin İran’a üst üste gerçekleştirdiği saldırılar, bölgede görünür dinamikleri zayıflatarak, enerji geçişine ilişkin risk işaretlerini güçlendirdi. Gemi takip verileri, uluslararası enerji akışının daraldığını ve kuzeydeki İran etkisinin artığını gösteriyor. ABD destekli Umman koridoru ise bu süreçte sessizliğini korudu.
Büyük konteyner ve tanker hatlarında görülen hareketler, Basra Körfezi çıkışlı bazı gemilerin öne çıktığını ortaya koyuyor. Bununla beraber, bazı gemilerin transponder kapalı geçiş yaptığına dair bulgular da mevcut; bu durum güvenlik nedeniyle tam tabloyun görünümünü sınırlıyor. Elektronik izleme verilerindeki belirsizlik ise hareketin gerisindeki riskleri artırıyor.
Gemi geçişlerinde üç haftalık ortalamanın altında seyir: Kpler üzerinden elde edilen verilere göre çarşamba günü Hürmüz Boğazı’ndan iki yönde toplam yalnızca 14 emtia taşıyıcısı geçti. Haziran ortasındaki geçici barış anlaşmasından sonra en düşük seviyeler kaydedildi. Üç hafta önce başlayan geçici mutabakat, günlük ortalamayı 34 gemiye yükseltti; ancak son dönemde bu düzeyde bir toparlanma görülmedi. Hürmüz Boğazı için güncel veriler, normalleşmenin hız kaybettiğini gösteriyor ve Armatörler güvenlik maliyetlerini yeniden fiyatlamaya başlıyor.
LNG akışında durgunluk ve Umman Körfezi’ne yönelen boş gemiler: Sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri boğazdaki hareketliliği sürdürmekte zorlanıyor. Son dönemde iki boş gemi, Umman Körfezi’ne yöneldi ve doğu girişine yakın bölgelerde konumlandı. LNG tarafında oluşan tıkanma, Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri çıkışlı rotalar açısından önemli. Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre 2024’te LNG’nin yaklaşık beşte dördü Asya pazarlarına ulaştı; petrol tarafında da günlük ortalama 20 milyon varil hacmine paralel hareketler izleniyor.
Elektronik parazit etkileri ve güvenlik dinamikleri: Umman’ın Limah bölgesinin güneydoğusunda parazit işaretleri yeniden artış gösterdi. Gemi takip sistemleri, bazı araçların saatte yaklaşık 30 knot hızla ilerlediğini gösteriyor ve bu durum transponder sinyallerindeki arazi bozulumun işareti olabilir. Bölgede drone tehditlerine karşı savunma sistemleri devreye alınmış olabilir; bunun sonuçları ise veri güvenilirliğini zayıflatıyor. Bu durum Hürmüz Boğazı trafiğine ilişkin mevcut tabloyu tam olarak yansıtmıyor.
Enerji arzı riski Asya’ya odaklandı: Boğaz üzerinden geçen petrol ve LNG akışlarının büyük kısmı Asya’ya yöneliyor. EIA’nin hesaplarına göre 2024’te ham petrol ve kondensatın yüzde 84’ü ile LNG’nin yüzde 83’ü bu bölgeye ulaştı. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore ana alıcılar arasındayken, alternatif güzergahlar sınırlı kalıyor. Suudi Arabistan ve BAE hatları, bazı boru hatlarıyla bu geçişleri kısmen baypas edebiliyor; idari olarak kapasite artışının yaklaşık 2,6 milyon varil günlük düzeyde olması bekleniyor. Bu tablo, piyasa aktörlerinin enerji akışını yeniden güvenli hale getirip getiremeyeceğine dair kritik soruyu öne çıkarıyor.
