Yapay zeka ekosistemiyle ilgili düzenlenen bir diyalog toplantısında konuşan Yılmaz, bu teknolojinin elektriğin icadıyla benzer bir dönüştürücü güçte olduğuna işaret etti. Yılmaz’a göre yapay zeka, kamu yönetiminden enerjiye, sağlıktan tarıma kadar tüm alanları etkileyen köklü bir dönüşüm kaynağı olarak gündeme geliyor.
Türkiye’nin ekonomide yeni bir aşamaya doğru ilerlediğini vurgulayan konuşmacı, Dünya Bankası sınıflandırmasına göre üst gelir grubuna geçiş yolunda olduğunu, ancak bu geçişin kalıcı hale gelmesi için katma değeri yüksek, yenilikçi ve girişimci bir yapı kurmanın kritik olduğunu belirtti. Bu bağlamda büyük ölçekli veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zeka yatırımlarını daha etkin yönetebilmek için uygun bir hukuki çerçeve ile etik standartların da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Veri güvenliği ve milli güvenlik konularının ise bu süreçte temel unsurlar arasında yer aldığını dile getiren Yılmaz, kişisel verilerin korunması, siber güvenlik, milli güvenlik ve savunma alanlarındaki meselelerin daima belirli bir çerçeve içinde ele alınacağını vurguladı.
2021 yılında Türkiye’nin Yapay Zeka Endeksi’nde 44. sırada olduğunu, 2024 yılında ise 34. sıraya yükseldiğini paylaşan konuşmacı, ancak bu konumun daha da ileriye taşınması gerektiğini sözlerine ekledi. Yılmaz, mevcut ilerlemenin sürdürülmesi ve endekslerde daha üst sıralara çıkabilmek için iyileştirme tahtasının sürekli olarak çalıştırılması gerektiğini ifade etti.
